Ana içeriğe atla

20 karede bozcaada tatili :)

hayaller bozcaada gerçekler trabzon :)
karadenizli insanın yaz tatillerini başka yerde geçirmesi zordur,
bilenler bilir malum fındık ayı yaza denk geldiği için çoluk çocuk herkes bahçede olur..
o yüzden alışık değilimdir tatilde nereye gideceksin sorusuna..
tabi artık çalışma hayatına atıldık ve yıllık izin denilen,her dakikası değerli o tatille bu sene tanıştık :)
bloglarda sıkça tavsiye edilen Bozcaada'yı biz de gidip görelim dedik..


7 saatlik yolculuk sonrası adaya ulaştık..


ada eski rum evleriyle ve onların şip şirin pencereleriyle süslü..
tabi rum evlerinin çoğunu butik pansiyona çevirmişler..


diğer tatil bölgelerine göre biraz pahalı bir yer olduğunu söyleyebilirim..
biz Kalais Otelde kaldık..
Kalais rumca "sert esen rüzgar" anlamına geliyormuş  ve merkezden biraz yukarıda bulunuyor..



merkezdeki sokaklarda dolaşırken ay burayı da çekmeliyim, burası da çok güzel,
bu evin penceresine bayıldım diye diye geziyorsunuz :)



üzüm bağlarıyla dolu olan adada adım başı şarap satan dükkanlar var..
yemek yerlerinin de çoğu hatta hepsi içkili ..


adada  gezebileceğiniz kitap fuarı ve küçük müzeler mevcut, fuara giriş ücretsiz müzeler paralı..


yaz sezonu mayıs ayında açılıp, eylül sonuna doğru kapanıyormuş ve ada nüfusu 500 oluyormuş..


adım başı karşınıza çıkan küçük tezgahlardan yazlık süs eşyaları satın alabiliyorsunuz..


kafe ve yemek yerleri ise sıcacık renklerle süslenmiş :)


adanın minik bir pazar alanı bile var, ister takı toka alın ister reçel ..


reçel demişken adada bin bir çeşit reçel yapıyorlar,
meşhur domates reçeli, kızılcık reçeli, üzüm reçeli, süt reçeli, portakal reçeli ve dahası..
domatesi sevsem de portakal hala favorim :)


adanın meşhur çiçek pastahanesi ise damla sakızlı bademli kurabiyesiyle ünlü..
kilosu 40 lira olan damla sakızlı kurabiyeyi çok çok beğendim :) 



limanda restoranların önünde kısa bir yürüyüş yolu var..


burası da adanın meşhur kalesi..




giriş ücreti 5 lira olan kalenin içinde kalıntılar var , surlardan adayı seyredebiliyorsunuz..


  

burası da adanın halk plajı Ayazma.. fazlasıyla kalabalık ve dip dibe bir ortamı var..
2 dk ilerisindeki Habbele plajı ise tam aksine çok sakindi..
malum tesettürlü olduğum için daha rahat etmek için Habbeleye gittik biz, 
yüzme bilmesem de kafamıza göre eğlendik diyebilirim :)


son gün ada turuna katıldık ve adanın diğer ucundaki rüzgar güllerini görmeye gittik..
ada turu dediğime bakmayın biz araçsız olduğumuz için mecburen katıldık,
kişi başı 20 lira olan tur sizi alıp rüzgar güllerine götürüyor :)



araç burada yaklaşık bir saat güneşin batmasını bekliyor..
insanlar da şaraplarını açıp filmlerdeki gibi güneşin batışını seyrediyor :) 


bu pozu vermezsek olmazdı diyerek biz de fotoğraf çekme gayretine düşüyoruz o sıralar :)


ve son..
güneşi batırıp adaya geri dönüyoruz..
son gecemizde televizyonda "bir küçük eylül meselesi" filmini görünce biraz şaşırıp,
adayı tekrar filmi izleyerek seyrediyoruz..
biz adayı beğendik şimdiden gideceklere iyi tatiller diliyorum :)

Yorumlar

  1. Ah sen tatile gitmişsin hatta dönmüşsün bile, haberim yoktu hiç.
    Gezdiğin yerler de çok güzelmiş, çektiğin fotoğraf kareleri de :)
    Umarım gönlüne göre bir tatil olmuştur ve çok dinlenip çok eğlenmişsindir :)

    YanıtlaSil
  2. çok güzel bir yer gercekten sabırla gitmeyi bekliyoruz bizde tabi çocuksuz :) sevgiler

    YanıtlaSil
  3. ne kadar güzeeel bi tatil!!!

    YanıtlaSil
  4. İlk kez 4 yıl önce gittiğimde hayran olmuştum Bozcaada'ya, 3 sene üst üste 2'şer gün plan yapıp gidip geldim hep. Bu sene de istedim ama planlarımız uymadı. Adayı senin karelerinle görmek özlemimi giderdi, çok beğendim fotoğraflarını. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. fotoğraf kareleri birbirinden güzel. Adanın renkleri süper.

    YanıtlaSil
  6. Biz de gitmiştik 3 sene kadar önce, güzeldi hatta çok güzeldi ama fazla kalabalıktı :( biz günübirlik gitmiştik hatta.. fotoğraflar çok çok güzelmiş, eline sağlık, ne iyi çekmişsin..
    sevgiler :)

    YanıtlaSil
  7. Zeynep, evet canımmm :) sonunda uygun vakit bulduk ve gittik, dolu dolu güzel geçti, tavsiye ediyorum sana da :))


    Gülşah Önen, ben de eşimi böyle ikna ettim Gülşah :) çocuk olmadan gezdik gezdik , yoksa işimiz çok zor :) size de iyi tatiller şimdiden..


    Mia Wallace, teşekkürler Mia :) daha güzelleri senin olsun..


    ebygale, sen baya sevmişsin adayı canım :) özel araç olsa daha sık gidilir ama otobüsle dur kalk biraz yorucu oldu.. inş yine gidersin ben de senin karelerinden yine gezmiş olurum adayı :)


    Duru Ecrinin Annesi, ada rengarenk olunca neyi çeksen güzel görünüyor :) teşekkür ederim.


    İki balık bir kedi, evet öyle diyorlar, gittikçe kalabalık oluyormuş ada.. inşallah bozmazlar doğasını.. teşekkür ediyorum :)

    YanıtlaSil
  8. Iyi tatiller ne guzel Rengarenk bir yermis muzelerin ucretli olmasi kotu ama kitap fuari iyiymis. Simdiye kadar hic dinlenme maksatli bir tatil yapmadim yapacak olursak burayi degerlendirmekte fayda var anlasilan.

    YanıtlaSil
  9. Bize her yer okul, benim de ilk uzun tatilim sayılır :) tavsiye ediyorum insan ara sıra bulunduğu ortamdan uzaklaşmalı ;)

    YanıtlaSil
  10. Bu sene biz de Gökçeadaya gittik. Tesettürlüler için son derce uygun mütevazi ve hesaplı bir tatil oldu. Biz memnun kaldık. Uğurlu köyünü tavsiye ederim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  11. Çok keyifli bir tatil olmuş gibi görünüyor Mervecim, fotoğrafların hepsi harika :)

    YanıtlaSil
  12. Özlem Turan, tavsiye için teşekkür ediyorum hemen araştırıcam :) benden de sevgiler.


    Yeniler kendini hayat, teşekkür ederim Özlemcim, evet değişiklik oldu baya :)


    Beyza Aydın Baser, ne mutlu bana o zaman :)

    YanıtlaSil
  13. Mervecim tatilin tadını çıkarmışsın, eh darısı bizilerin başına kısa zamanda bende gidip o güzellikleri görmek istiyorum. TR geldiğimde ilk işim olsun. Görsellerin harukulade tebrik ederim. Mutlu günlerin olsun :)

    YanıtlaSil
  14. Ne güzel karelerin olmuuuş:) Beğendiğine sevindim, çocuk olmadan gez gezebildiğin kadar sonra da gezersin elbette ama böylesi kafana göresi zor:) Mesela güneşi böyle sakin ve keyifle gönderemezsin, dur evladım demekten kapı pencere fotoğrafı çekemezsin :P
    Sevdim bu postunu, sevgiler...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…