güle güle 2016, hoşgeldin güzel 2017 :)

15:54:00 Merve Sevim 9 Yorum



"Bir çocuk dünyaya geldiğinde kulağına ezan okunur ancak namazı kılınmaz, bu kişi  öldüğünde ise cenaze namazı kılınır  ancak ezanı okunmaz.. bunun nedeni doğarken okunan ezan zaten onun cenaze namazının ezanıdır.. ikinci bir ezan okunmaz çünkü dünya hayatı oldukça kısadır ve iki ezan okumak için vakit yoktur." Alıntı: Hayat Nur Artıran

işte hayat bu kadar, göz açıp kapayana kadar geçen bir ömür..
hiç sonu gelmeyecekmiş gibi koşturmamız, kavga etmemiz, kalp kırmamız, savaşmamız neden?
2016 yılının son yazısını yazmak istedim ben de..
ülke olarak çok zor bir sene geçirdik..
bütün bloglarda aynı isyan, bit artık 2016!
onedio sitesi çok güzel bir yazı hazırlamış, 2016 yılında ülkece neler yaşadık hepsini yazmışlar..
buradan yazıyı okuyabilirsiniz tık tık
dilerim 2017 barış dolu, huzur dolu bir yıl olsun..
***
ülke gündemi dışında 2016 yılının benim için önemi tabi ki "anne oluyorsun merviş" haberidir :)
zaten haberini aldığımdan beridir başka bir alemde yaşıyorum,
her gün takvime bakıp bir gün daha bitti diyorum..
9 ay boyunca içimde bir insan yetişiyor!
ne büyük mucizedir bu, dünyaya kadın olarak geldiğim, bu mucizeyi yaşadığım için çok şanslı hissediyorum kendimi :)
bazen göbeğime bakıp keşke içini görebilsem, her anına şahit olabilsem diyorum..
bir aksilik olmazsa 2017 mart ayında oğlumu dünyaya getirmiş olacağım..
şimdiden 2017 hayatımın en en güzel yılı oldu bile :)
ne olur hep böyle güzel haberlerden bahsedeceğimiz bir yıl olsun 2017..
yeni yıldan şunları şunları istiyorum demeyelim de duacı olalım hakkımızda hayırlı olan olsun diye..
güle güle 2016, hoş geldin güzel 2017 :)


9 yorum:

sizi sevi_yorum :)

koltuklara örtü sermek?

14:16:00 Merve Sevim 22 Yorum

evliliğimin 3. yılında teslim olduğum, direnişimi sonlandırmak zorunda kaldığım bir konuda,
koltuklara örtü sermek başlıklı yazımdan herkese selamlar :)
artık misafir geldiğinde kapısını açıp temiz temiz ağırlayacağım bir odam yok..
o yüzden temizlik konusunda daha titiz olmalıyım diye düşünmeye başladım..
evin her yerini aktif kullanır durumdayız :)
özellikle oturmaya kıyamadığım çiçekli koltuğumda bilgisayara giren bir eşin varlığı,
derhal ve en acilinden koltukların örtülmesi gerektiğini hatırlatıyordu bana :)
nasılsa çocuk olunca örtüceksin, fazla direnme diye bağıran iç sesime kulak verip,
pazarımızdan bu cici örtüleri satın aldım..
pikelerin tüylü versiyonu gibiler, ince battaniye olarak bile kullanılır..
çok karşı olsam da serince bi sevimli durdular, odanın havası değişti sanki..
özellikle kışın daha sıcak bir görüntü verdi diyebilirim...
şimdiden yazlık koltuk örtüsü araştırmaya başladım bile,
tavsiye edeceğiniz ürünler varsa sevinirim ;)









22 yorum:

sizi sevi_yorum :)

bebeklere ayrı oda yapmak ya da yapmamak?

10:21:00 Merve Sevim 15 Yorum

hafta:28
kilo:70
ruh hali: gel-gitli
kalbi: güm-güm küçük hanımdan herkese selamlar :)
oğluşumun gelmesine çok az bir zaman kala hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyor..
giderek ayakta durmakta ve yürümekte zorlandığım için büyük işleri erkenden halledelim dedik..
bebeklere ayrı oda yapmak ya da yapmamak?
benim düşüncem yatağımın yanına bir beşik alıp odayı büyüyünce almaktı..
ama şartlar ve imkanlar sürekli fikrimizi değiştirdi..
yatak odamda beşiği koyacak alan olmaması, 
bebek eşyalarını koyabileceğim ekstra dolaplarımın olmaması,
evin küçüklüğü derken en iyisi küçük odamızı ferah ferah bebeğe ayıralım rahat edelim dedik..
ben kalabalık yapmasın diye vitrindi, konsoldu hiç birini almamıştım evlenirken..
az olsun ferah olsun düşüncesindeydim, hala da öyleyim :)
dolaplarımız ancak bize yetecek kadar olunca oğluşuma ayrı dolaplar almak farz olmuştu..
şimdi misafir odama taşındık ve  küçük odamızı bebek odası yaptık..
boyasıydı , mobilyasıydı derken ufaktan içlerini doldurmaya da başladık..
herşey tamamlandığında ayrıntılı güzel fotolar çekip yazısını da yazacağım..
Allahım bütün hamiş annelerin yardımcısı olsun, yavrularını sağlıcakla kucaklarına almayı,
hevesle aldığımız herşeyleri kullanıp eskitmelerini nasip etsin..
amin...





15 yorum:

sizi sevi_yorum :)

esyalarimi satiyorum :)

11:46:00 Merve Sevim 4 Yorum

satıyorum satıyorum saaaattımm :)
25. haftasına girmiş bir küçük hanım bu sıralar ne yapıyordu :)
evlerine gelecek küçük prensine odalar mı hazırlıyordu :)
anlaşıldığı üzere daha fazla ağırlaşmadan bu mobilya işlerine başlayalım dedik :)
evin küçük odasını oğluşumuz için şöyle bir elden geçirmemiz gerekiyordu..
onun için işe odadaki eşyaları boşaltmakla başladık..
koyacak yerimiz olmadığı için L koltuğumuzu ve tv sehpamızı satıyoruz..
ikisi de 2 senelik ürünler..
evde çocuk olmadığı için çiziği kırığı yok tabiki :)
koltuk bazalı ve açılınca iki kişilik yatak oluyor..
ayrıca yanında oturulacak bir de pufu var..
ilgilenenler olursa mervesevim61@hotmail.com  mail adresimden veya yorumdan bana ulaşabilirler..
tv sehpasının ilk fiyatı 1250 
koltuğun ilk fiyatı: 600
ikisini de yarı fiyatına satıyoruz, pazarlıkta iyiyseniz daha da düşük fiyata alabilirsiniz :)
sevgiler, saygılar :)

SATILDI!!


4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

hamilelikte balik yemenin faydalari :)

10:36:00 Merve Sevim 16 Yorum



karadenizli olduğum için bizim evde yedi yirmidört balık pişerdi..
çocukluğumdan beri de gerek kahvaltıda gerek öğle yemeğinde ayırt etmeden balık yiyebilirim:)
yumurtalı mezgit mesela kahvaltıda acaip güzel gider :)
istanbula geldiğimden beri de pazar akşamları rutin olarak balık yapmaya çalışıyorum..
pazar pazarından taze taze balığımı, yeşilliğimi alıyorum ve akşamına güzelce pişiriyorum..
hamile olduğumdan beri de haftada iki kere balık yemeye dikkat ediyorum..
bu aralar favorimiz palamut , mısır unuyla beraber tereyağında kızartıyorum..
aslında sağlıklı olan fırında ya da buğulama yapmak ama ben bunu daha çok seviyorum :)
hazır balıktan bahsetmişken, özellikle hamilelik döneminde balığın önemini de yazmak istiyorum..
bütün hamişlere sorunsuz, sağlıklı günler diliyorum :)


Hamilelikte balık yemek neden önemli?
aslında sadece hamilelik döneminde değil, kendi sağlığımız için de düzenli olarak balık tüketmeliyiz..
vücudumuz omega 3 , omega 6 gibi yağ asitlerini üretemez, bu yüzden bu besinleri dışarıdan almak zorundayız..
protein ve D vitamini bakımından da zengin olan balık hamilelik döneminde tüketildiğinde, bebeğin özellikle beyin ve göz gelişimde oldukça etkili..

durum böyleyken, tabi ki denizden babam çıksa yerim demeyecek hamileler :)
çeşit çeşit balık içinden bize faydalı olacak balıkları bilmeli ve buna göre tüketmeliyiz..
örneğin içinde cıva miktarı fazla olan balıkları tüketmek, bebekte zeka geriliğine ve sinir sisteminin bozulmasına sebep oluyormuş..

Hamileler hangi balıkları yiyebilir, hangilerini yiyemez?
en basitinden akılda kalması açısından yüzeyde gezen ve beslenen balıkları yemek faydalı, kirli ve derin sularda yaşayan balıkları yemek zararlı, diyebiliriz.
faydalı balıklar; hamsi, istavrit, palamut, uskumru, alabalık ve somon, ton balığı gibi okyanus balıkları..
zararlı balıklar; mezgit, levrek, lüfer, barbunya, kefal, kalkan ve denizin derinliklerinden çıkarılan midye..



16 yorum:

sizi sevi_yorum :)

#tbt mangal :)

09:49:00 Merve Sevim 6 Yorum

Yazdan kalma bir #tbt olsun bu yazım, blog tbt'si :)
mangal biz türklerin damarlarına işlemiş bir gelenek,
bir anane, bir kültür :)
en et sevmezin bile ağzını sulandıracak bir lezzet..
hamile olmamla bu ağız sulanmasının hiç bir alakası yok tabiki :)
eski fotoğraflara bakarken iç geçirmem sadece özlediğimden :)
bizim evde mangalı kardeşim Melek güzel becerir..
istanbula geldiklerinde biz de kendimize ait mangalımızı satın almış olduk..
sahilde güzel bir mangal keyfi yaptık..
en kısa zamanda tekrarını yapabilmeyi diliyorum,
sevgiler efenim ^^










6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Cehennem'e bir bilet lütfen :)

11:10:00 Merve Sevim 14 Yorum



Öyle uzun zaman oldu ki sinemaya gitmeyeli, bloglarda dolaşırken "Cehennem" filmi gözüme çarptı..
Baş rolünde Tom Hanks olması, filmin bir bölümünün İstanbulda çekilmesi ve en önemlisi Dan Brown kitabından uyarlama olması beni filme çekti diyebilirim..
Daha önce Dan Brown'ın "Da Vinci Şifresi" ve "Melekler ve Şeytanlar" kitaplarının filmi de çekilmişti, onlarda da Tom Hanks oynamıştı..
Filmin hakkında iyi kötü bir çok yorum yapılmış..
Kitabı okuyanlar , filmin kitaptan çok çok farklı olduğunu, kitaba sadık kalınmadığını düşünüyor..
Örneğin kitapta yaklaşık 200 sayfa İstanbuldan bahsediliyor ama filmde sadece son 15 dakika hızlı hızlı görüntülerin geçtiği bir istanbul var..
Film , kitabı okuyanları memnun edememiş olabilir ama ben okumadığım için gayet sürükleyici geldi..
Filmin konusu ise şöyle; zengin bir iş adamı, dünyadaki insanların büyük kısmının ölmesine sebep olacak veba virüsünü yaymak istiyor..
Bunu yaparken de virüsü öyle bir yerde patlatmak istiyor ki, kısa sürede bütün dünyaya yayılsın..
Virüsün nerede olduğunu kimseye söylemiyor ancak yerini işaret eden bir sürü şifre ve ipucu bırakıyor..
Bu şifreler de Dante'nin İlahi Komedya kitabıyla bağlantılı şeyler çıkınca, şifreyi çözmesi için profesör Robert yani Tom Hanks'den yardım istiyorlar..
Tabi virüsü alıp zengin ülkelere silah olarak satmak isteyen çok kişi olunca profesör kaçırılıyor, ellerinden kurtulmayı başaran profesörün Venedikte başlayan arama çalışmaları İstanbul'da sonlanıyor..
Virüsün yayılma yeri olarak İstanbul Yere Batan Sarnıcı seçilmiş, çünkü istanbul Asya ve Avrupaya açılan bir köprü ve milyonlarca insan yıl içinde burdan gelip geçiyor..
Tamam film kitaba sadık kalmamış olabilir ama İstanbulu göstermesi, tarihte ne kadar önemli bir nokta olduğunu belirtmesi, filmin kilit kısmının İstanbulda çözülmesi bunlar beni etkiledi..
Zaten kitap 576 sayfa, bunun hepsini 2 saatlik bir filme kim sığdırabilir ki..
Tamam filmde çok fazla olay örgüsü var, kim iyi tarafta kim kötü tarafta sürekli aklım karıştı, o ülkeden o ülkeye nasıl geçtiler bir sürü kafamın karıştığı yer oldu ama dediğim gibi genel olarak anlatılmak istenen ve İstanbul finali beni memnun etti..
Saçma dandirik bir filme gideceğime buna gittiğim için memnun kaldım, en azından parama değdi ;)



14 yorum:

sizi sevi_yorum :)

bloga instagram widget nasil eklenir?

11:36:00 Merve Sevim 6 Yorum


çogu blogger farkında değil ama eskiden kullandığımız instagram widget eklentisi artık çalışmıyor.
önceden http://widget.stagram.com adresine tıklayıp instagramda bizi takip edin widgetini oluşturup, gelip blogumuza ekliyorduk..
bir süredir blogumu açtığımda bu widgetin çalışmadığını, instagram fotoğraflarını çekmediğini, kodun çalışmadığını gördüm.
biraz kurcalayınca yeniden eklemeyi başardım..

öncelikle https://websta.me/ adresine tıklayarak üye olmamız gerekiyor.
üye olduktan sonra e-mail adresinize aktivasyon maili geliyor, açıp bu maile tıklamanız gerekiyor..
sonra tekrar sayfaya giriş yapıp , aşağıdaki fotodaki gibi "CREATE" yazan yere tıklıyorsunuz.


aşağıdaki gibi bir ekran açılacak ve burada kırmızı boyalı yere "instagramda ben" gibi birşey yazabilirsiniz, mavi boyalı yere ise blogunuzun anasayfa linkini kopyalayıp yapıştırıyorsunuz..



sonra "CREATE WİDGET" butonuna tıklayıp blogunuza ekleyeceğiniz kodu oluşturuyorsunuz.

yukarıdaki kodu "COPY TO CLIPBOARD"a tıklayarak kopyalıyor ve blogunuzda yeni bir html gadgeti açarak içine yapıştırıyorsunuz.
sonuç olarak instagramdaki paylaşımlarınızı blogunuza eklemiş oluyorsunuz ;)




6 yorum:

sizi sevi_yorum :)

hey gidi karadeniz :)

11:40:00 Merve Sevim 12 Yorum

*bir karadeniz atasözü der ki:
yarimden ayri düştüm gözlerum nemli nemli,
içki haramdur diye çay içtum demli demli :)

içinde yaşarken kıymetini bilmiyoruz hiç bir şeyin..
ne zaman elimizden uçup gidiyor o zaman kıymete biniyor gidenler..
her sene yaz gelse de köyüme gitsem diye can atışım bundan işte..
fotoğraflara baktıkça daha iyi anlıyorum kıymetini yeşilin, karadenizin..
herkesin memleketi kendine güzel ama karadeniz başka güzel değil mi :)
fotoğraflar bu seneki Trabzon tatilimizden..

Trabzon Hamsiköy



misiri kurutmuşlar pencerelere asmışlar :)



Gümüşhane Karaca Mağarası Yolu

Mağaranın içinde fotoğraf çekmek yasaktı :(


meşhur Trabzon bakırları :)



kazan gören masum ipek :)


Ziron dediğimiz yufkadan yapılan yöresel yemeğimiz














12 yorum:

sizi sevi_yorum :)

küçük hanim anne oluyor :)

11:31:00 Merve Sevim 22 Yorum

*foto, kuzenimin oğlu Kaan

Sevgili günlük,
biliyorum uzun zamandır gelmiyordum yanına ama bunu telafi edecek kadar önemli sebeplerim vardı :)
bir kadının başına gelebilecek en güzel şey sonunda benim başıma da geldi..
bunu söylerken hala inanamıyorum, çok şükür ki bu güzel duyguyu yaşamayı Allah bana da nasip etti..
evet, küçük hanım anne oluyordu :)
ben hayatımın her dönemini bloguma yazarak yaşamayı seviyorum, ilerde çocuklarım açıp annelerinin neler yaptığını eğlenerek okusunlar istiyorum..
***
bana en çok sorulan soruları da burada paylaşarak benim gibi tecrübesiz anne adaylarına yardımcı olmak istiyorum..

-çocuk istemeye ne zaman karar verdin ve hamile kalmadan önce doktora gittin mi?
bu sene evliliğimizin 2. yılına girecektik ve artık bizim de bir bebeğimiz olsun istiyordum. Kız kardeşim bebeğiyle beraber bize tatile gelmişlerdi o sıralar, yeğenim ipekle geçirdiğimiz bir hafta bize yetti ve keşke benim olsaa diye içimdeki annelik duygusunu perçinledi :)
o sıralar rapor almam gerekiyordu ve bir kadın doğumcuya gidip bebek istiyorum öncesinde bir muayene olmak istiyorum dedim, doktor ultrasonla rahmime baktı, rahmin temiz herhangi bir kist yok, yumurta boyunda anne olmak için ideal dedi. maksadım iki günlük rapor almaktı ama bunları da öğrendiğim iyi olmuştu :)

-kaçıncı ayında hamile kaldın ve etrafındakilere ne zaman söyledin?
çocuk istediğinizi söylediğiniz anda etraftan şu sesleri duymaya başlıyorsunuz; ilk bir sene çocuk olmaması çok normal, hemen çocuk olmaz bir kaç ay vücut kendini çocuğa hazırlar, hemen olmuyor diye düşünme stres yapma akışına bırak bir yıl boyunca olmazsa uzman doktora görün..
benim de kafamda deli sorular var tabi acaba benim başıma neler gelecek diye düşünüp duruyorum.. neyseki çocuk istediğim ikinci ay hamile olduğumu öğrendim ve bütün bu *olmazsa ne yaparım sorularından kurtuldum :)
ilk olarak hamile testi yaptım sonuç pozitif olsa da kan testi yaptırmadan kimseye söylemedim. ilk iş kan testimi de yaptırdım ve yakın çevreme güzel haberi verdim. yine de tam olarak bebeğin kesesi oluşana kadar ve kalp atışlarını duyana kadar fazla dillendirme dediler malum eğer kese oluşmazsa dış gebelik oluyor ve düşük yapmak zorunda kalıyorsun. ben de tavsiyeleri dinledim ve uzun süre yakınlarım hariç kimseye söylemedim.
2 Ağustos evlilik yıl dönümümüzde eşime süpriz yaparak doktordan randevu aldım ve ilk kez bebeğimizin kalp atışlarını dinlemeye gittik. ekranda görünen küçücük bir kese ve güm güm atan bir kalbi vardı :( Allahım sen ne kadar büyüksün dedim, içim eridi aktı gitti oracıkta..

-ilk aylar aşermen oldu mu?
kendimi hep en kötüsüne hazırlamıştım çünkü ister istemez etraftan çok hikayeler dinliyorsunuz hamile kaldığınızda ve acaba benim başıma neler gelecek diyorsunuz. çok şükür ben halsizlik dışında hiç bir olumsuz şeyle karşılaşmadım. kusma, bulantı, depresyon hiç olmadı.. sadece işten eve gittiğimde hemen uyumak istiyordum zaten 3. aydan sonra bu da geçti.. yani herkese oldu diye size de olacak diye düşünmeyin her kişi kendine özeldir..

-ikili test yaptırdın mı?
 12. haftalarda yapılan bu test bebeğin down sendromlu olup olmama riskini söylüyor. bu testi yaptırmadan önce doktorumuz uzun uzun testin amacını , isteğe bağlı olarak yaptırıldığını anlattı. bu test sonucunda bir risk varsa çocuğu aldırıp aldırmak istemeyeceğimizi sordu vesaire. biliyorsunuz down sendromu bir kromozom bozukluğu ve tedavisi yok. eee bizler de inançlı insanlarız sonuçta 3 aylık bir canlıyı down çıkarsa aldıracak değiliz ben testi yaptırmak istemedim. eşim yine de süpriz olmasın olacaksa şimdi öğrenelim deyince yaptırdık. sonuç güzel çıktı ama sonucu kötü çıkan çoğu kişi doğumdan sonra bebeğin normal doğduğunu da söylüyor, kısaca pek doğruluk payı olmayan hemen kötü şeyler düşünmemeniz gereken bir test..

-gelelim bebeğin cinsiyeti belli oldu mu sorusuna :)
ilk çocuk ne olursa insan mutlu olur ama bizim de yıllardır hayalini kurduğumuz adını "Meray" diye kağıtlara kazıdığımız bir kız bebek hayalimiz vardı :) rüyalarda incirler yedim kızdır dediler, ye ekşiyi doğur ayşeyi, ye tatlıyı doğur hakkıyı dediler poşet poşet erikler mi yemedim :) kız kardeşimin belirtileriyle benimkiler aynıydı senin de kızın olur dediler havalara mı uçmadım.. aylardır kızım da kızım diye sevdim göbeğimi veeee gel gelelim ultrason vakti gelip çatmıştı..
doktor "erkek" deyince eşimle göz göze geldik :D ne diyeceğimi bilemedim gerçekten mi, nerden anladınız gibi bir cümle çıktı ağzımdan :D doktor gülerek -nerden anlamış olabilirim ki dedi. bize de gösterir misiniz dedim zar zor ufacık beyaz bir nokta gördük :) eşim , ilerde değişme gibi bir durum olur mu malum kız deyip erkek çıkanlar oluyor felan dedi.. doktorumuz ısrarla yok ben kesin söylüyorum işte erkek deyince ikimizde sustuk :)
tövbe tövbe bizim ki de şımarıklık dedim içimden, Allahım aratmadan lutfetmiş bize evlat vermiş kız mıydı erkek miydi derdine düştük :) yani anlayacağınız küçük hanım oğlan anası oluyor.. şimdi 4. ayımdayım ve herşey yolunda gidiyor, Allah isteyen herkeslere bu güzel duyguyu tattırsın inşallah ;)



22 yorum:

sizi sevi_yorum :)

ipek 1 yasinda :)

11:36:00 Merve Sevim 16 Yorum

ailemize ilkleri yaşatan minik ipek böceğimiz 1 yaşına girdi :)
teyzesi üzülmesin diye de doğumgününde Trabzonlardan kalkıp İstanbula geldi :)
minik kuşum onca yoldan gelir de biz boş durur muyuz..
çünkü teyze olmak bunu gerektirirdi :)
her ne kadar bebekler doğumgününden bir şey anlamasa da,
maksat yaş gününü hatırlayacak cici fotoğraflar çekmekti..
onun sayesinde evimizde ilk kez böyle bir parti yapmış olduk..
biz bize olduğumuz için menüde çok fazla çocuklara yönelik şeyler yoktu..
çünkü onları dağıtacak çocuk da yoktu :)
eşlerimiz annem biz ve apartmandan akrabalarımız geldi..
fotoğraflarımızı çektikten sonra hafif gün tadında geçti partimiz :)
menüde yaprak sarma, mantı, patatesli börek ve pastamız vardı..
şekerhamurundan kurabiye ve kekleri ise eşimin ablası süpriz yaparak hazırlayıp getirdi..
evimizde çocuğumuzdan önce ipeğimize doğumgünü yapmak bize de tecrübe oldu :)
nice güzel yaşları olsun tüm yavrularımızın..
yüzleri gibi güzel, parlak bir ömürleri olsun hepsinin ...














16 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Semt pazarimiz :)

15:07:00 Merve Sevim 7 Yorum

gel abla gel, napolyon kiraz geldi kan kırmızı kirazlar burda :)
pazara gitmeyi sever misiniz?
ben ba-yı-lı-rım :)
evlendikten sonra beni en mutlu eden şeylerden birisi arka sokağımda kurulan pazar oldu!
haftasonu evimin işlerini bitirdikten sonra bir hevesle her hafta pazara çıkıyorum..
önce yavaş yavaş bütün tezgahlara bakarak sonuna kadar gidiyorum..
sonra da canımın çektiği şeyleri alarak geri dönüyorum :)
bu hafta makineyi alarak çıktım pazara..
peynirci amca - sen ajan mısın bizi mi çekiyorsun bakim diye seslendi tezgahtan :)
yok amca fotoğrafları internete koyucam dedim..
nereye koyacaksın söyle bakalım diyince hızlıca uzaklaştım :D
pazarın ortasında küçük hanımın güncesine koyucam diyemezdim ya utandım :)
ne güzel memlekette yaşıyoruz her ay tezgahtaki meyveler değişiyor..
şimdi başrol kirazlarda..
hepimize afiyet olsun, şifa olsun..







7 yorum:

sizi sevi_yorum :)