Ana içeriğe atla

Stajyer / The İntern


afişini ilk gördüğümde hemen dikkatimi çeken,
başrollerine duyduğum sempatiyle izlemeliyim dediğim filmi sonunda izledim :)

Stajyer/The İntern
Robert De Niro ve Anne Hathaway
Filmin adını duyunca kızın adamın yanına stajyer olarak girdiğini ve onun engin tecrübelerinden yararlandığını düşündüm..
tam tersi şekilde başlayan film, gittikçe daha komik ve sıcak hal almaya başlıyor..
tam kanepede eşinizle, arkadaşınızla uzanıp izleyeceğiniz tarzda sevimliydi..
Robert De Niro'yu bizim oyunculardan Çetin Tekindor'a benzetiyorum ben..
o filmde varsa kesin izlenir deriz ya işte öyle bir şey..
iyi seyirler dilerim..



Yorumlar

  1. Bayılarak seyrettiğim filmlerden biridir:)

    YanıtlaSil
  2. Hayal Kahvem, ben de çok sevdim, internette bir sürü abuk sabuk yorum var onları okumadan izlemek lazım ;)

    YanıtlaSil
  3. Bak bende öyle düşünmüştüm ve izlenecekler listemdeydi :)
    Bende Çetin Tekindar'a benzetirim hep :)) Gülümsedim aynı hissi sende de görünce :)

    YanıtlaSil
  4. Hemen izleme listesine aldım :)

    YanıtlaSil
  5. Oytunla Hayat, bilirim o duyguyu :) ben de sevindim siz söyleyince, iyi seyirler hemen izleyin..

    Siyah Kuğu, iyi seyirler şimdiden canım :) ben tekrar izlemeyi düşünüyorum bir ara..

    YanıtlaSil
  6. Robert De Niro ve Anne Hathaway ne oynasalar beğeniyle seyrettiğim iki oyuncu. İkisi bir arada nasıl olmuş. The Intern vizyona girdiğinden beri görmek istediğim bir film......

    YanıtlaSil
  7. Bu filmi izlemeliyim. Hatta bu gece izleyebilirim

    YanıtlaSil
  8. Hayalcinin Arkadaşı, ben çok yakıştırdım, böyle eski oyuncular ustalarla daha sık oynasalar keşke :)

    Sevdican, iyi seyirler o zaman :)

    YanıtlaSil
  9. ben bu filmi çok severek izlemiştim. Hatta konu çok mantıklı gelmişti. :)

    YanıtlaSil
  10. bayılırım ben bu kızın filmlerine...

    YanıtlaSil
  11. Kısaca Dodi, filmin geçtiği zamanlar tam günümüz olduğu için çok sevdim ben de, internetten alışveriş, reklam, site felan tam benlik konulardı :)


    pudra şekerim mehtap, eveeet ben de :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…