Ana içeriğe atla

hamilelikte balik yemenin faydalari :)



karadenizli olduğum için bizim evde yedi yirmidört balık pişerdi..
çocukluğumdan beri de gerek kahvaltıda gerek öğle yemeğinde ayırt etmeden balık yiyebilirim:)
yumurtalı mezgit mesela kahvaltıda acaip güzel gider :)
istanbula geldiğimden beri de pazar akşamları rutin olarak balık yapmaya çalışıyorum..
pazar pazarından taze taze balığımı, yeşilliğimi alıyorum ve akşamına güzelce pişiriyorum..
hamile olduğumdan beri de haftada iki kere balık yemeye dikkat ediyorum..
bu aralar favorimiz palamut , mısır unuyla beraber tereyağında kızartıyorum..
aslında sağlıklı olan fırında ya da buğulama yapmak ama ben bunu daha çok seviyorum :)
hazır balıktan bahsetmişken, özellikle hamilelik döneminde balığın önemini de yazmak istiyorum..
bütün hamişlere sorunsuz, sağlıklı günler diliyorum :)


Hamilelikte balık yemek neden önemli?
aslında sadece hamilelik döneminde değil, kendi sağlığımız için de düzenli olarak balık tüketmeliyiz..
vücudumuz omega 3 , omega 6 gibi yağ asitlerini üretemez, bu yüzden bu besinleri dışarıdan almak zorundayız..
protein ve D vitamini bakımından da zengin olan balık hamilelik döneminde tüketildiğinde, bebeğin özellikle beyin ve göz gelişimde oldukça etkili..

durum böyleyken, tabi ki denizden babam çıksa yerim demeyecek hamileler :)
çeşit çeşit balık içinden bize faydalı olacak balıkları bilmeli ve buna göre tüketmeliyiz..
örneğin içinde cıva miktarı fazla olan balıkları tüketmek, bebekte zeka geriliğine ve sinir sisteminin bozulmasına sebep oluyormuş..

Hamileler hangi balıkları yiyebilir, hangilerini yiyemez?
en basitinden akılda kalması açısından yüzeyde gezen ve beslenen balıkları yemek faydalı, kirli ve derin sularda yaşayan balıkları yemek zararlı, diyebiliriz.
faydalı balıklar; hamsi, istavrit, palamut, uskumru, alabalık ve somon, ton balığı gibi okyanus balıkları..
zararlı balıklar; mezgit, levrek, lüfer, barbunya, kefal, kalkan ve denizin derinliklerinden çıkarılan midye..



Yorumlar

  1. balık yenmez mi ya bayılırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. balık sevmeyenleri ben de hiç anlayamamışımdır :)

      Sil
  2. Bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanızı, analı babalı sağlıkla büyütmenizi dilerim. Ne güzel duygudur aileye yeni bir bebişin gelişini beklemek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aminn ^^ çok teşekkür ederim :) zaman geçmek bilmiyor aynen öyle..

      Sil
  3. oo sofra süper görünüyor, balığı ben de severim :)
    "cıva miktarı fazla olan balıkları tüketmek, bebekte zeka geriliğine ve sinir sisteminin bozulmasına sebep oluyormuş" bilmiyordum, şaşırdım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ben de bilmiyordum Özlemcim :) hamile olunca yediğin içtiğine baya dikkat ediyorsun araştırıp yemek istiyorsun..

      Sil
  4. Hamile olduğum günden beri neredeyse iki günde bir yemeye başladım. Allah sağlıkla bebişlerimizi inşallah kucagımıza almayı nasip etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iki günde bir çok iyiymiş :) hayırlı olsun canım senin bebişinde :)

      Sil
  5. Valla ben bazen haftada iki kez bazen de bir kez yiyorum, iki günde bir yiyen arkadaşın istikrarı takdire şayan gerçekten :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen özlemcim, ben de senin gibiyim :) daha fazla için ne enerjim ne vaktim kalıyor..

      Sil
  6. balık her daim faydalı. Hele ki hamilelik döneminde çocugun gelişimide etkilediğini düşünüyorum. Afiyet olsun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. balığı bana kim sevdirdiyse şükrediyorum ben de :) sevmeyenler adını duymak istemeyenler tanıyorum.

      Sil
  7. Öncelikle Allah sağlık versin size de ailenize de, ben yeni keşfettim sizin blogu. Tamam alakasız yazıya yazıyorum ancak güncel olduğu için bunu seçtim :D
    Diğer bir iki blog da keşfedince ben de açmaya karar verdim. Pinterest olayını çözememiştim sizin sayenizde çözdüm. Kodları sizin blogdan aldım baktım oldu dedim bir teşekkür edeyim ben de, çok işime yaradı teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoşgeldiniz :) çok mutlu oldum yardımcı olabildiğime, ben de sizi ziyarete gelirim, hayırlı olsun..

      Sil
  8. Ben de o inanamadığınız kesimdeyim :) 40 yıl yemesem aklıma gelmez :D halbuki annem de aynen sabah kalvaltıda bile yiyebilir. Benim koku hassasiyetim çok fazla, en çok ona bağlıyorum :)
    Ama hamileliğimde haftada en az 1 kez düzenli tükettim, hatta neredeyse alışıyordum :D

    Kızartma hem de tereyağında hoş olmamış ama ;D şifa olsun yarasın :) siz yine de fırından ızgaradan şaşmayın hamilelikte ;)

    Sağlıkla keyifle alın kucağınıza inşallah! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. koku hassasiyetini hamileliğimde biraz anladım, gerçekten bu kadar zor bir durum olduğunu bilmiyordum ;) çok teşekkür ederim, amin inşallah :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…