Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

anne yanı beşiği tavsiyesi

Merhabalar küçük hanımdan :)
bebek hazırlığında olanlara kesinlikle tavsiye edeceğim anne yanı beşiğinden bahsedeceğim sizlere..
bence bebekli hayatın en zor yanı saat başı emzirmek için uyanmakmış :)
oğluma ayrı oda yapmıştık ama ilk başlarda onu yatıramazdım hemen yanımda olması gerekiyordu..
biz de yanımıza küçük sepet beşik mi alsak diye düşünürken internette bu anne yanı beşiklerini gördük..
sıfırları acaip pahalı gelince uygun fiyata letgo'dan tertemiz bir anne yanı beşik buluverdik..
anne yanı beşikler karyolanızla aynı hizaya ayarlanabiliyor.
aynı balkon gibi..
gece ağladığında yerimden kalkmadan hemen emzirip yerine koyuyorum.
sallanma özelliği de var ağladığında hafif sallıyorum daha rahat uykuya geçiyor.
yaklaşık 1 yaşına kadar yatılabiliyormuş bunda tabi bebeğin kilosuna boyuna göre değişir bu durum..
aldığım en kullanışlı ürün bu oldu diyebilirim..
uyurken elini tutarak uyuyorum bazen, sepet beşiklerde bunu yapmak imkansız..
ilk bebeğimiz olduğu için işimize ne yarar…

bebek ayakkabı sitesi freesure

Merhaba arkadaşlar , size bebek ayakkabısı üretimi yapan bir siteden bahsetmek istiyorum..
sitenin adresi freesure tık tık
instagramı takip edenler bilirler bir çok hesapta sürekli hediye çekilişleri yapılmaktadır..
ben de oğluşumun şansına  freesure hesabının yaptığı çekilişe katılmıştım..
her ay düzenli olarak çekiliş yapıyorlar ve 3 şanslı kişiye bebek ayakkabısı veriyorlar :)
çekilişten benim adım çıkmamıştı ancak freesure instagram hesabından bir mesaj almıştım..
"güzel yorumunuz için teşekkür ederiz, çekilişte adınız çıkmadı ama biz size hediye bir çift ayakkabı göndermek istiyoruz yazıyordu"
ve iki gün sonra kargo ücreti dahi ödenmiş şekilde ayakkabımız evimize gelmişti..
bu ince düşüncelerinden ötürü sayfanın adresini sizinle paylaşmak istedim,
belki aranızda alışveriş yapmak isteyenler olur diye..
çünkü hem uygun fiyatlı hem de çok kaliteli şık tasarımlar var ;)


lohusalara söylenmemesi gerekenler

daha önce hep okurdum, nedir bu lohusalardaki atar bu sinirin sebebi nedir acaba derdim..
alt tarafı sütün yetiyor mu diye sormuşlar yani ne var bunda.. ya da doymuyor bu bebek demişler nesi var bunun canım derdim :) taaa ki lohusa olana kadar.. lohusalara söylenmemesi gerekenler değil,  başlığı, annelere söylenmemesi gerekenler diye değiştirmek istiyorum çünkü çocuğuna yapılan olumsuz yorumlar her zaman sinir stres sebebi bence.. anne olmak offf anne olmak! bunun bir aylığı iki aylığı yok.. o minnacık yavruyu kollarına verdiklerinde, en acemi kadın bile on kaplan gücünde,  ağız dolusuyla ANNE OLUYOR! o yüzden o anneye bebeğine bakamıyorsun veya bebeğine yetemiyorsun gibi sözleri ima dahi etmek acaip sinir bozucu olabiliyormuş..
*bu bebek doymuyor, aç bu bebek, sütün yetmiyor mu acaba mama mı versek! güm! *daha eline alır almaz ateşi mi var bunun sanki hasta gibi! güm! *sanki zayıflamış görmeyeli! güm! *geceleri kaç kere uyanıyor! *hee, on kere mi kalkıyorsun gece bunlar daha iyi gün…

40 uçurma ve 40 mevlidimiz :)

Ağlamasıydı, gazıydı, uykusuzluğuydu derken zaman su misali gerçekten,  oğluşum doğalı 3 ay olmuş bile.. bu zaman içinde 40 uçurma ve 40 mevlidimizi de yaptık tabiki.. belki fikir olur diye mevlid hazırlıklarımızı da yazmak istedim.. kırk mevlidi illaki kırk günlükken yapmak zorunda değilsiniz. zaten 40. günümüzde kırk uçurmamızı yaptık biz.. önce oğluşuma banyo yaptırdık, banyo suyuna altın yüzük attık.. kalan sudan biraz da ben aldım ve ben de duşumu aldım.. adettenmiş duşun sonunda oğluma da kendime de 40 tas su döktük.. sonra da cicilerimizi giyinip arkadaşımın evine kırk uçurmaya gittik.. sağolsun arkadaşım da araştırıp bize çok güzel bir masa ve kırk uçurma adetlerini hazırlamış.. pamuk,yumurta , para, şeker, tuz ve un koymuş minik tabaklara. pamuk gibi ak sakallı dede olsun, yumurta gibi tok gözlü olsun, bol kazançlı olsun hayatının tadı tuzu yerinde olsun anlamlarına geliyormuş bunlar.. çok hoşumuza gitti bizi çok mutlu ettiler ailecek.. dualarla uçurduk kırkımızı inşallah gü…

doğum hikayem ve hoşgeldin oğlum..

merhabalar küçük hanımdan :)
uzun bir aradan sonra nihayet bilgisayar başına oturabildim Arın Asaf uyanmadan doğum hikayemi yazıp kaçmayı düşünüyorum :)
son yayınladığım yazıyı okudum öncelikle, son haftamızda ne zaman doğuracağım diye heyecandan ölüyordum..
son zamanlarda doktorum iki günde bir nst çekip sancılarımı kontrol ediyordu,
bu arada ben dışardan özel doktora gidiyordum doktorumun adı Türkan Mutafoğlu,
doğum yapacağım hastahaneye bir kere randevu alıp gittik çok fazla sırada bekledik üstelik doktorun tavırlarından hiç memnun kalmadık, biz de araştırıp hakkında tek kötü yorum olmayan tecrübeli doktorumuz Türkan Mutafoğlunu seçtik.
ben 41. haftamın içine girmiştim hala hiç bir doğum belirtisi yoktu..
son gün yine nst çekildik ve eve geldik..
o gece sabaha karşı karnım ağırmaya başladı uyandım..
sancı değildi ama uyuyamamıyordum, sabah 7 gibi kalktım lavoboya gittiğimde nişan geldiğini gördüm..
doğumdan önce çok fazla okumuştum su gelmesi nişan gelmesi hepsini ezberlemiştim :)

bebek odamız ve son haftamız :)

merhabalar küçük hanımdan :) merak edenler için bir kez de buradan söyleyeyim hala doğurmadım :) 41. haftamızın içindeyiz ve Arın Asaf bey içerde gayet rahat görünüyor.. bu haftanın sonuna kadar bekleyeceğiz, normal şekilde gelmezse suni sancıyla, yine de olmazsa son çare sezeryan ameliyat olacağım :( bundan sonraki yazım muhtemelen doğum hikayem olur bakalım bizi nasıl bir hikaye bekliyor :) bebeklere ayrı oda yapmak ya da yapmamak? daha önce bu konuda ne düşündüğümü yazmıştım.. bana kalsa yanıma küçük bir beşik alırdım odayı büyüyünce yapardım.. ama bebek eşyalarını koyacak ekstra dolaplarım olmadığı için ferah ferah kullanabileceğimiz küçük bir oda yapmaya karar verdik.. piyasadaki hazır bebek odaları ateş pahasıyken biz herşeyi parça parça alıp takım yaptık.. renkler de birbirine uyunca zaten takım gibi göründü.. mobilyaları aldıktan sonra içlerini doldurmak en zevkli kısmıydı..




beşiğimiz sallanabilen istenildiğinde sabitlenen bir beşik.. 3 yaşına kadar da yatılabilecek boyutta.. …

küçük hanımın hastahane çantası :)

hafta: 37 kilo: 75 bebeğin kilosu ve boyu: 2850 gr / 49 cm  ruh halim: aşırı heyecanlı :)
merhaba arkadaşlar, artık mutlu sona gelmek üzereyiz ve ben çook heyecanlıyım :) şimdilik herşey normal doğumu işaret ettiği için doğum için gün veremiyor doktorum.. bebişin canı ne zaman gelmek isterse o zaman gelecek artık bekleme zamanı diyor.. çalıştığım için hastahane çantamı hazırlamakta biraz geciktim,
normalde 32. haftamda isteseydim izne ayrılabilirim,
 ama ben bu izinlerimi bebeğim doğduktan sonra kullanmak istedim ve 37 haftama kadar çalıştım.. evdeki ilk haftamda da hastahane çantamı tamamlayıp fotoğrafladım.. internetten ve çevremden edindiğim bilgilerle hazırladığım küçük hanımın hastahane çantası karşınızda :)
Hastahane çantası anne için gerekli eşyalar: 1 adet düğmeli pijama takımı (eminönünden) 1 adet sabahlıklı pijama takımı (english home'dan) 1 adet lohusa gecelik (dagi'den arkadaşımın hediyesi) 2 adet terlik (madam coco'dan) 2 adet lohusa tacı 1 adet hırka  çorapla…

tüy toplama makinesi bir harika dostum :)

Merhaba arkadaşlar, tesadüfen aldığımız tüy toplama makinesini yazmak istedim size.. malum, kışlık giysiler sürtünmenin de etkisiyle top top oluyor kıyafetlerin üzerinde.. bunun için makine yapıldığını bilmiyordum ben jiletle temizliyordum kazaklarımı.. ama çok dikkatli olmak gerekiyordu tabi kesmemek için yavaş yavaş yapıyordum.. migrosta kasanın yanında bir anda bunu görüp almıştı eşim, ne gerek var demiştim fiyatı da 15 lira civarındaydı.. iki tane pille çalışıyor ve hala pillerini değiştirmedim.. çıkardığı sesi pek sevmedim ama işlevini gördükten sonra ne güzel şeymiş bu dedim.. internette biraz araştırdığımda 40-50 liraya satılanları bile varmış..  küçücük bir icat ama ne kadar kolaylıkmış eline sağlık yapanların :) sizlere de kış biterken fikir olsun, gerçi bu kışın biteceği de yok ya neyse :)

hamilelik çatlaklarına karşı ne yapıyorum?

hafta: 30
kilo: 72
bebeğin kilosu ve boyu: 1450 gr / 38 cm
ruh halim:
sanki koca bir balon yutmuşum gibi,
sanki denize düşmüşüm de aşırı su yutmuşum gibi,
sanki içimdeki minik canavar yumruklarıyla aniden dışarı fırlayacakmış gibi,
sanki hep hamile kalacakmışım ve ömrüm boyunca eğilemeyen, çorabını bile kendi giyemeyen biri olacakmışım gibi :)
çok şükür bu zamana kadar sorunsuz bir hamilelik geçirdim, fazla mızmızlık yapmadım,
yaptıysam da sadece eşime nazım geçmiştir..
zaten çalışmaya devam ediyorum gidebildiğim yere kadar da gideceğim..
hala yemeklerimi kendim yapıyorum, eşimin mutfakla arası hiç yok :(
ama temizlik konusunda oldukça yardımcı oluyor sağolsun..
şunu söylemeliyim ki asıl hamilelik 7. aydan sonra başlıyor!
eğilemiyorsun, çorabını ayakkabını giyemiyorsun, kasıkların ağırmaya başlıyor,
yattığın yerden ayağa kalkmak için destek alıyorsun, sağa dönüyorsun olmuyor sola dönüyorsun olmuyor..bebek kilo aldıkça tekmeler sertleşiyor uykundan uyanıyorsun..gece 35 kere tuvalete k…