Ana içeriğe atla

40 uçurma ve 40 mevlidimiz :)

Ağlamasıydı, gazıydı, uykusuzluğuydu derken zaman su misali gerçekten,
 oğluşum doğalı 3 ay olmuş bile..
bu zaman içinde 40 uçurma ve 40 mevlidimizi de yaptık tabiki..
belki fikir olur diye mevlid hazırlıklarımızı da yazmak istedim..
kırk mevlidi illaki kırk günlükken yapmak zorunda değilsiniz.
zaten 40. günümüzde kırk uçurmamızı yaptık biz..
önce oğluşuma banyo yaptırdık, banyo suyuna altın yüzük attık..
kalan sudan biraz da ben aldım ve ben de duşumu aldım..
adettenmiş duşun sonunda oğluma da kendime de 40 tas su döktük..
sonra da cicilerimizi giyinip arkadaşımın evine kırk uçurmaya gittik..
sağolsun arkadaşım da araştırıp bize çok güzel bir masa ve kırk uçurma adetlerini hazırlamış..
pamuk,yumurta , para, şeker, tuz ve un koymuş minik tabaklara.
pamuk gibi ak sakallı dede olsun, yumurta gibi tok gözlü olsun,
bol kazançlı olsun hayatının tadı tuzu yerinde olsun anlamlarına geliyormuş bunlar..
çok hoşumuza gitti bizi çok mutlu ettiler ailecek..
dualarla uçurduk kırkımızı inşallah güzel ömürleri olur bütün yavrucakların..
ilk bebek deneme tahtası gibi olur derler bizde onunla öğreniyoruz gelenekleri görenekleri..
14. Gününde akika kurbanı kesildi, 40. Günde kırkı uçuruldu, 50. gününde de mevlidi okutuldu.
mevlid hediyelerimizi internetten beğenerek sipariş verdik 1 gün sonra kargoyla geldiler..
mevlidhediyesi.com sitesinden Yasin kitabı, gül kokulu tesbih ve lokum kutularını aldık..
kutuları elimizde katlayarak hazırladık eşimle içine lokumlar koyarak kapattık..
yasin kitaplarını içine bebeğimizin adının yazıl olduğu etiketleri yapıştırdık..
ve aşağıdaki gibi sepetlere koyarak masamızı süsledik..
mevlid menüsü olarak, akika kurbanından ayırdığımız etlerle yaptığımız etli pilav ve zeytinyağlı yaprak sarmayı evde hazırladık, su böreğiyle baklavayı da hazır aldık
ve tabiki kutu ayran ve su da aldık..
mevlid kıyafeti olarak internette satılan şaşalı kıyafetlere bakmadım bile :)
halasının hediyesi beyazlı papyonlu tulumunu giydirdim oğluşuma..
ben de erkek anası olarak mavi elbisemi giydim :)
(doğumdan sonra bana olan tek elbise oydu çünkü :))
sonuç olarak hızlıca hazırlandığımız mevlidimiz çok güzel oldu..
dualar okundu yemekler yendi, sağolsunlar hediyeleriyle geldi misafirlerimiz..
şimdi sırada sünnet işimiz var ^^
Ramazan bayramından sonra da o işi halletmek istiyoruz bakalım hayırlısı olsun..
hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum şimdiden bayramınız mübarek olsun ;)






Yorumlar

  1. Adıyla yaşasın. Maşallah. Biz de artık adetleri böyle öğreneceğiz. Yorucu ama en güzel anılar bunlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amin çok teşekkür ederim :) ilk bebekte böyle böyle öğreneceğiz el mahkum :)

      Sil
  2. Maşallah ne güzelsiniz :) Çok güzel bir organizasyon olmuş, Allah kabul etsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim :) kendimizce birşeyler yapmaya çalıştık işte :)

      Sil
  3. Sizinde bayramınız mübarek olsun, oğlunuzla birlikte sağlık ve mutluluk dolu yıllarınız olur inşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler Nida senin de bayramın mübarek olsun :) yaşıyor musun sen yahu

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…