Ana içeriğe atla

bebek hediye sepeti nasıl hazırlanır?

şöyle bir gerçek var ki bebeğiniz ilk 1 yıl size hediye gelen kıyafetleri giyiyor :)
her ne kadar değişim fişleri olsa da, el kadar bebekle değiştirmeye üşeniyor,
zaten iki ay sonra olmayacak bu kıyafetler ona diyerek giydiyorsunuz herşeyi..
doğumdan sonra beni en çok mutlu eden hediyeler böyle özenle hazırlanmış hediye sepetleri oldu..
tabiki bebek ziyaretine giderken altın da götürmek isteyebilirsiniz :)
ama şöyle minnoş parçaları birleştirerek hazırlayacağınız bir sepet,
lohusa annelerin yüzünü hayli güldürecektir..
tabiki değer verdiğiniz kişilere böyle süprizler yapmak ayrı güzel olacaktır..
ben de kıymetli arkadaşıma hazırladığım kutunun fotoğrafını çekmiştim,
hediye sepetinin içine neler koyulabilir örnek fotoğraflarla sizinle paylaşmak istedim..




kızım olmadığı için bu elbiseyi aldığımda çok heyecanlanmıştım 
ve dolabıma asıp fotoğrafını çekmiştim :)
elbise Güneş hanımın hediye sepeti içindeki en sevdiğim parça oldu..



bebeklerin en çok ihtiyacı olan şeyler çıtçıtlı tulumlar, badiler..
bebeğin hangi mevsimde kaç aylık olacağını hesap ederek sepetine bu cicilerden ekleyebilirsiniz.


bir çift ev ayakkabısı ve minnoş bir elbise de annelerin gönlünü her zaman fetheder..



kız bebek sepeti hazırlamanın en güzel yanı süsler püsler olmalı :)
taç, bandana tarzı saç aksesuarları da hep uygun hem şirin hediyelerin arasındadır.
battaniye ise bebeğin en çok ihtiyacı olan eşyalardan biridir..
artık ince kalın süslü sade bir tercihle sepeti baya dolgun gösterebilirsiniz..


çoraplar ve müslin bezler de hem ihtiyaca uygun hem sepete uygun hediyeler olacaktır..
hızla büyüyen bebeklere çorap yetiştirmek gerçekten zordu benim için, 
her alışverişte çorap alıyordum :) 
birisi çorap hediye ettiğinde tam ihtiyacım olan şey diye seviniyordum :)


müslin bezler ise hem banyo sonrası boğumları kurulamak için, 
hem kundak yapmak için , hem terlediğinde arkasına koymak için ,
yumuş yumuş çok kullanışlı bir hediye olacaktır..


ve tabiki bütün bunları koyacağınız bir kutu veya bir sepete ihtiyacınız olacaktır..
kutunun büyüklüğü aldığınız ürünlere göre değişecektir..
isterseniz bir elbise bir ayakkabı bir çorap alın, bunları minnak bir kutuya koyup tülle bağlayın..
maksat güzellik olsun, anı olsun, farklı olsun...
benden de sizlere fikir olsun :)
sevgiler küçük hanımdan..




Yorumlar

  1. Ne güzel bir kutu hazrılamışsın :)
    Ah o elbise ne olay olmuştu ama, görünce yine gülümsememi tutamadım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dimi Zeynep ya :) fotoğrafın altına sonradan not düşmüştüm yanlış anlaşılmasın diye :)

      Sil
  2. Paket de hediyeler de çok güzel görünüyor. Bunu alan arkadaşınız çok sevinmiştir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen Şulecim, o da ilk kez böyle bir kutu almış, başkalarını sevindirmek mükemmel güzel bir duygu bence :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günah var mı karıncayı kırınca?

İstanbul'da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan Has Oda'nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa'yı titreten, koca Akdeniz'i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti'nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman'dan başkası değildi.
Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi. O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.
Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içind…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Trabzon adı nerden gelmektedir ?

Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş:
- Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası. Hamsi balığı pek meşhurdur. Onun için şu beyitleri söylerler:

Trabzondur yerümüz ,
Ahça tutmaz elümüz ,
Hamsi paluk olmasa ,
Nic'olurdu halumuz.

***

Bir zamanlar Trabzon'un bulunduğu yerde küçük, şirin bir kasaba varmış. Bir gün, kasabaya, tozu dumana katarak dört nala, bir atlı girmiş. Doğruca nalbant dükkanına giderek haykırmış:
- Atım terini soğutmadan tiz nallayın! Yoksa hepinizi kılıçtan geçirim.
Herkes, süvarinin heybetinden titremeye başlamış. Nalbant hemen dört nal hazırlayıp süvariye uzatmış:
- Yiğidim, gör nalları! Beğenirsen çivileyelim, demiş.
Süvari nalları şöyle bir yoklamış, avucunda sıkarak iki büklüm edivermiş:
- Ben teneke değil, nal isterim! diye gürlemiş.
Nalbant bu defa, halis çelikten dört nal hazırlamış, atını nallamış. Atlı yabancı memnun. Cebinden bir altın çıkararak nalbanta uzatmış. Nalbant, altını parmakları arasında şöyle…