Ana içeriğe atla

Kayıtlar

film önerisi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Cehennem'e bir bilet lütfen :)

Öyle uzun zaman oldu ki sinemaya gitmeyeli, bloglarda dolaşırken "Cehennem" filmi gözüme çarptı..
Baş rolünde Tom Hanks olması, filmin bir bölümünün İstanbulda çekilmesi ve en önemlisi Dan Brown kitabından uyarlama olması beni filme çekti diyebilirim..
Daha önce Dan Brown'ın "Da Vinci Şifresi" ve "Melekler ve Şeytanlar" kitaplarının filmi de çekilmişti, onlarda da Tom Hanks oynamıştı..
Filmin hakkında iyi kötü bir çok yorum yapılmış..
Kitabı okuyanlar , filmin kitaptan çok çok farklı olduğunu, kitaba sadık kalınmadığını düşünüyor..
Örneğin kitapta yaklaşık 200 sayfa İstanbuldan bahsediliyor ama filmde sadece son 15 dakika hızlı hızlı görüntülerin geçtiği bir istanbul var..
Film , kitabı okuyanları memnun edememiş olabilir ama ben okumadığım için gayet sürükleyici geldi..
Filmin konusu ise şöyle; zengin bir iş adamı, dünyadaki insanların büyük kısmının ölmesine sebep olacak veba virüsünü yaymak istiyor..
Bunu yaparken de virüsü öyle bir yerde patlatma…

Stajyer / The İntern

afişini ilk gördüğümde hemen dikkatimi çeken,
başrollerine duyduğum sempatiyle izlemeliyim dediğim filmi sonunda izledim :)

Stajyer/The İntern
Robert De Niro ve Anne Hathaway
Filmin adını duyunca kızın adamın yanına stajyer olarak girdiğini ve onun engin tecrübelerinden yararlandığını düşündüm..
tam tersi şekilde başlayan film, gittikçe daha komik ve sıcak hal almaya başlıyor..
tam kanepede eşinizle, arkadaşınızla uzanıp izleyeceğiniz tarzda sevimliydi..
Robert De Niro'yu bizim oyunculardan Çetin Tekindor'a benzetiyorum ben..
o filmde varsa kesin izlenir deriz ya işte öyle bir şey..
iyi seyirler dilerim..



Angeline Jolie ve Malefiz

bir animasyon sever olarak size haftasonu çoluk çocuk,  çocuk yoksa kandırabilirseniz  eşinizle izleyebileceğiniz bir film öneriyim istedim :) bak canım angelina jolie oynuyor zaten diyin hemen ikna olur :) hikaye uyuyan güzel masalından esinlenilerek çokça değiştirilmiş olup ilginç bir film olmuş.. her masalda klasik olarak iyiler ve kötüler vardır.. bizler masalları hep iyiler kazansın isteriz çünkü masalı bize iyilerin gözünden anlatırlar.. filmde farklı olarak başrolde cadı olarak bildiğimiz Malefiz var.. aslında Malefizin bir peri olduğunu ve ona yapılan kötülük sonunda intikam almak için, kötü bir cadıya dönüştüğünü anlatıyor.. Angelina Jolie'ye bu karakter çok ama çok yakışmış.. bence daha fazla bu tarz filmler çekmeli kendisi.. güzelliği ve makyajıyla da film boyunca kendini izlettiriyor zaten.. filmde bir yandan eskiden okuduğunuz uyuyan güzeli hatırlayıp çocukluğunuzu hatırlıyorsunuz, bir yandan da bugünün teknolojisiyle harika efektler kullanılan filmi dikkatlice izliy…

film önerisi ;)

çok sık olmasa da vakit buldukça evde sinema günleri yapıyoruz bu aralar..
tatilsiz çalıştığımız bu günlerde siz eğlenceye gidemiyorsanız, eğlence sizin ayağınıza gelsin modundayız..



*Benim Dünyam

Filmin yabancı versiyonu "Black" daha önce izlediğim bir filmdi, o yüzden pek izlemek istemiyordum bu filmi. Ama duygusala bağladığım bu günlerde hadi izleyelim dedik ve filmin sonunda ağlamaktan tıkanan burnuma fıs fıs sıkmakla meşguldüm :S
Kolay kolay ağlamam ama filmdeki öğretmen alzeihmer olunca  direk ananemi hatırladım ve aslında kendi geçmişimi hatırlayarak ağladım ...
Sonuç olarak izlenebilecek güzel bir film tavsiye ederim..









*Sihirbazlar Çetesi 2
Bu filmi de internetteki yorumlardan merak edip izlemiştik. Soluk soluğa izlenecek vakit kaybı olmayan filmlerden biriydi bence. Zaten sihirdi, akıl oyunlarıydı, vay be nasıl yaptılar bu numarayı derken su gibi geçiyor film..









incir reçeli 2 film yorumum ^^

ön yargıyla girdiğim, pek beklenti içinde olmadığım, sırf birinci filmini izlediğim için merak ettiğim bir filmdi incir reçeli 2..
devamı olan filmleri severim aslında ama başrolü birinci filmde öldürüp ikincisini çekme fikri bana saçma gelmişti..
sırf birinci film tuttu diye ikincisini çıkardılar sandım..
amaaa gerçekten tebrik ediyorum, filmin sonuna kadar ilk filme sadık kalmışlar..
anılarıyla, fotoğraflarıyla, duygularıyla herşeyiyle ilk filme hiç zarar verilmemiş.
biz her ne kadar izlediğimizin film olduğunu bilsekte, sanki gerçekmiş gibi izliyoruz..
yani ilk filmdeki senaryo, hastalık, aşk ve bütün duyguları bize öyle güzel geçirdiler ki,
ikinci filmdeki kıza direk sinir olarak başladım izlemeye..
ama yavaş yavaş, kızın hayatına girince onu da sevmeye başladım..
dövmeci olması, resim yapması, motor kullanması ve hatta tango yapması hepsini çok sevdim..
halil sezai'yi müzik dışında pek sevmiyorum ama bu filmdeki ağırlığı, cool tavırları, aşık ve sadık erkek hallerini çok beğ…

Aşka Yükseliş ve Seni İstiyorum

AŞKA YÜKSELİŞ 

Ben izlediğim filmin yorumunu hemen bloga ekleyemezsem bir daha kafamdakileri toparlayıp yazamıyorum buraya sevgili okuyucularım.. o yüzdendir ki bu iki filmi hemen sizlerle paylaşmak istedim.. birbirinin peşi sıra çekilmiş iki film bunlar.. ilkinden başlıyorum önce "Aşka Yükseliş" filminden yani.. ünlü Melisa P. filminin oyuncusu Maria Valverde ile yakışıklı bir uşak başrolde.. zengin kız Babi ile sorunlu, agrasif , motorcu genç Hugo'nun aşkını konu alıyor tamamen.. yani tahmin ediyorum hangi kız izlese erir biter Hugo'nun yaptığı romantiklikler karşısında.. tamam sorunlu olabilir ama aşkın hakkını da çok iyi vermiş.. yani severek izlediğim filmin sonuna ne kadar üzüldüm anlatamam ! güzel işlenmiş bir konu ama sonu saçma bitmişti.. mutlu sonla bitmeyen filmleri sevmiyorum ben.. neyse film hakkında birşeyler araştırırken bir de ne göreyim, filmin devamı çekilmiş meğersem..

SENİ İSTİYORUM

İşte filmin devamı seni istiyorumu da aradım buldum hemen izlemeye…

Çalıntı Hayat

Filmin orjinal adı "The Words"  olsa da bizimkiler "Çalıntı Hayat"  diye çevirmişler.. Başka bir yazarın eseriyle üne kavuşan bir adamın hikayesini anlatıyor film, bu yüzden çalıntı hayat da çok uygun kelimeler başlığı da.. "Felekten Bir Gece"  ile üne kavuşan Bradley Cooper  tüm yakışıklılığıyla karşınızda :) Çor farklı bir göz rengine sahip abimiz, bakınca içinde kayboluyorsunuz sanki.. Filmi izledikten sonra yazarlarla ilgili çekilen filmleri sevdiğimi farkettim ben.. "Kelebeğin Rüyası" filmi de yazar şairleri konu alıyordu ve duygusallığın dibine vurmuştum.. Sanırım yazar olmak gerçekten zor iş, ilham perisini bulmak, kitap çıkarsan bile ünlenmek çok zor iş.. Merak ediyorum bütün yazarların mı böyle dramatik hikayeleri var.. Zaten her yazar illa ki bir kitabında 'hayatımı yazsam roman olur'  cümlesini hayata geçirir.. Kitap almaya üşenip okuyamadığımız için , hayatlarını da film çekilirse böyle ilgiyle izliyoruz.. Yaz tatiline çıkma…

Merve'den haberler :)

Sevgili günlük, nasılsın napıyorsun orda havalar nasıl ? beni soracak olursan sıcak çok sıcak şarkısını dinliyorum.. kpss'ye sayılı günler kala atağa geçtim, bildiğin gibi değil tuğla gibi kitabı bir günde bitiriyorum. eğitim bilimlerinden ölçme değerlendirmenin Allah cezasını versin, müfredattan kalksın ! üniversitede alıştım ben son gece sınava çalışmaya.. bugüne kadar en yüksek notlarımı da son gece çalıştığım sınavlardan aldım.. hal böyle olunca kpss'ye de son 10 gün kala çalışmak normal geliyor bana.. totem yaptım, eğer sınavı kazanırsam taktiğimi herkeslere açıklayıp tüm öğretmenleri atamayı planlıyorum. tek sıkıntım şu canım istanbuldaki son günlerimi gezerek tozarak değil de evde pinekleyerek geçirmek. günlerdir pek bi aktiviteye katılamıyordum dün Hangover 3'ü izlemeye gittim. 1 ve 2'sini internetten izlediğim filmin ikincisini pek beğenmemiştim.. midem bulanmış hatta hiç gülmemiştim.. üçüncüsüne hepsinden daha fazla güldüm :)  filmi severler şimdiye kadar ço…

Sen Dünyaya Gelmeden

Filmin konusu kısaca şöyle: Gemma ve Diego Saraybosna’da tanışmışlardır. Gemma'nın hayatı Diego’ya aşık olması ile beklenmedik şekilde değişmiştir. Fakat Diego, Bosna savaşı sırasında hayatını kaybeder, Gemma ise başka bir ülkeye savrulur. Savaş bittikten yıllar sonra Gemma oğulunu da yanına alarak Diego'nun öldüğü topraklara geri döner. Geçmişte yaşananları ve Diego'nun izlerini Saraybosna'da arar...



Bilmeyenler için hatırlatmayla başlamak istiyorum yorumuma,  Türk sinema oyuncularımızdan Saadet Işıl Aksoy'un yardımcı kadın oyuncu rolünde olduğu bu film, Bosna savaşında yaşanan bir aşk hikayesini içeriyor.. Penelope Cruz hayranı biri olarak, Türk birisinin filmde yer almasından oldukça gurur duydum.. Hem güzelliğiyle hem de oyunculuğuyla filme çok yakışmış Saadet.. 
İki saatlik bir film, savaşı  ve savaşın etkilerini ne kadar iyi aktarabilirse bu filmde hepsini gerçekleştirmişler..  Bir seviniyorum izlerken bir üzülüyorum, ama en çok da üzülerek izliyorsunuz film…

Muhteşem Gatsby

Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald'ın romanından uyarlanan Muhteşem Gatsby'nin konusu kısaca şöyle:  Film  Nick Carraway adlı bir adamın Gatsby ile tanışıp yaşadığı bir zaman dilimini anlatması üzerine kurulu..  1920 lerde geçen film, Gatsy'nin nasıl zengin olduğunu, eğlence merkezi haline gelen Gatsby malikanesinin sırrını,  yavaş yavaş Gatsby ile arkadaş olarak bütün sırlarını ona anlatmasını konu alıyor.. Aslında bütün bu şatafatın, eğlencenin, su gibi para akıtmanın amacının Gatsby'nin,  5 yıl önce aşık olduğu Daisy için yaptığını öğreniyor..  Tek sorun Daisy artık evlidir, onun hala kendisini sevdiğine inanan Gatsby aşkı için neleri göze alır..
Olumsuz bulduğum tek şey filmin 3D olmasıydı  , gereksizdi bence.. sizi bilmiyorum da ben bu 3D gözlüğü takınca uykum geliyor, çünkü acayip karanlıklaştırıyor filmi.. filmde o kadar güzel görseller, kostümler vardı ki karanlık yüzünden hiç birini tam olarak göremedim.. genel olarak filmi beğendim , akıcı ve güzeldi .. pek…

Cesaretin Var Mı Aşka ?

Yine izlemeye geç kaldığım filmlerden birisini size yazmanın heyecanı ile doluyum..
2003 Belçika- Fransa yapımı bil film Cesaretin Var Mı Aşka ?
romantik, duygusal, iç burkan, ay ıhh yapma be kızım, gitme be oğlum dedirten sümüklü bir film..
yanlışlıkla bir şarkı ararken denk geldim ve hemen araştırıp izledim .

oyuncuların hikayesini çocukluk anılarıyla birleştiren filmler kalbimin en güzel köşesi sizin :)
geçen senelerde çıkan Aşk Tesadüfleri Sever de bunlara örnek, Amelie de bunlara örnek..

Yakışıklı oğlan, güzel kız !
aşk filmlerinde olmazsa olmaz, fikrimce..
asi , çılgın ruhlu kızımız yakışıklı erkeğimizi oyunlarına alet etmek için elinden geleni yapar..
annesini kaybeden erkeğimiz , zaten soğuk olan babasından iyice uzaklaşır ve çocukluk arkadaşıyla büyür..
her ne kadar aşk olmasa da , büyük bir aşkın da onlarla birlikte büyüdüğünü sonradan farkederler..
birbirlerini gerçekten sevip sevmediklerini anlayana kadar aradan yıllar geçer..
10 yıl sonra buluşmak üzere diye verilen sözl…

4 Film Önerisi

Size bir kaç film önerisinde bulunmak istiyorum, hazır uzunca bir tatile girmişken aranızda tatili yatarak geçireceklere fikir olur belki :)


*İlk film Karanlığın Gözleri..
bazı kişiler kore filmlerinin, dizilerinin hastası oluyor, ben de öyle bir durum yok, sadece hikayeyi okuyunca ve fragmanı izleyince dikkatimi çekti izledim.
Yeni polis adayı bir kızın erkek kardeşini cezalandırmak ve eve götürmek için arabaya kelepçelemesiyle başlıyor film. Araba yolda kaza yapınca kız arabadan fırlayarak yere yapışıyor ve gözlerini kaybediyor, köprü parmaklıklarında asılı duran arabadaki erkek kardeş kelepçeli halde yardım beklerden , anahtara ulaşamaya çalışırken arabanın köprüden uçmasına sebep oluyor ve ölüyor. Film bir ablanın hem gözlerini hem kardeşini kaybetmesi ve duyduğu suçluluk duygusu üzerine devam ediyor. Filmin asıl konusu ise gözleri görmese de bir insanın isterse herşeyi yapabileceği, hatta bir seri katille bile baş edebileceği üzerine..Aksiyonlu, dramatik, ara ara gerilimli ama güz…