Canım İstanbul

11:40:00 Merve Sevim 1 Yorum

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. 

 Sonunda evimdeyim, mutluyum ... hem de çok ama bir o kadar da yorgunum . şimdi tatil sırası bana geldi, bir kaç güne Trabzonuma da kavuşucam, oh mis :)

1 yorum:

sizi sevi_yorum :)

çin restoranında öglen yemegi

03:22:00 Merve Sevim 3 Yorum

geç tanıştık ama çabuk kaynaştık :) vietnamlı kızlarla bir iki haftada kardeş gibi oluverdik.. bizimle beraber jameikalı kızların bazıları da işten ayrılıyor, doğal olarak yeni çalışanlara ihtiyaç vardı, mr. walker biraz erken olsa da 2 hafta önce işe aldı onları.. şunu söyleyebilirim ki jameikalı kızlardan çok daha hızlı ilerledi arkadaşlığımız, daha ikinci günden evlerine çağırdılar, gittik bize yemekler yaptılar.. onların işe geldiği günler daha fazla ingilizce konuşur olduk.. keşke en başından beri bizimle beraber çalışsalardı, hem bu kadar sıkılmazdık, hem de daha güzel bir ingilizceyle geri dönerdik.. bugün de hep beraber çin restoranına gittik, açık büfe var dediler istediğimiz kadar yiyebiliriz.. açıkçası çin restoranı diyince  insan aç kalacağını düşünmüyor değil :) ama umduğumdan da çok doydum, tabiki Türk mutfağının yanından bile geçemez yemekleri ancak hiç de fena sayılmayacak yemekleri de vardı.. belki 2 haftadır tanışıyoruz kızlarla ama onları da çoook özleyeceğiz :) we miss you lovely girls ...










3 yorum:

sizi sevi_yorum :)

New york'a 5 kala

04:00:00 Merve Sevim 0 Yorum


annecimm! o da ne :) sadece 1 haftacık mı kalmış.. bayadır ilgilenemedim bloğumla çok yoğun günler geçiriyorumm çünkü, günler su gibi geçmedi hem de hiç.. günleri saymaya devam ediyorum :( son iki haftadır New York'ta kalacak yer arıyoruz.Önce tanıdık bulabilir miyiz diye baya bir soruşturduk, olmadı.. sonrasında düzgün, gezilecek yerlere yakın otel aramaya başladık... ki tam 2 haftadır internetten Manhattan'da uygun otel bulmaya çalışıyoruz.. dünyanın en pahalı şehri burası sanırım :) gecelik fiyatları 1000 $, 2000$ ve böyle yükseliyor.. önce Broklyn taraflarında araştırdık, iyi uygun fiyatlı oteller buluyorduk ama çevrenin de güzel olmasını istiyorduk, hem de Manhattan'a yakın olsun diyorduk. Google Map iyi ki varsın ! seçtiğimiz otellerin adreslerini kopyalayıp çevreye bakıyorduk, new york merkeze kaç dkda gideriz, hangi araçları kullanırız vs..bir yandan da herkese soruyoruz tabi, hangi yerler güvenilir, nerelerden araştıralım diye.. JFK havaalanında inicez zaten dedik, otelimiz oralarda olsun ama tam 1 saat uzakta diye vazgeçtik.. Jameica taraflarında araştırdık, güzel yer dediler ama zencilerin baskın olduğu yerler siz başka yerde bakın dediler.. Quenss taraflarında baktık oteller pek ucuz olmadığı halde bir de yolu uzaktı ondan da vazgeçtik.. çalıştığımız otel Marriott, daha önce söylemiştik bizim patrona, biz new yorkta kalıcaz bize yardımcı olurmusunuz diye tamam demişti ama unutmuştu.. bu marriotte otellerin kodları oluyor, eğer kendi çalışanlardan bazıları başka yerlerdeki marriott otellerinde kalmak isterse bu kodu yazarak rezervasyon yaptırıyormuş böylece daha uyguna kalabiliyorlarmış.. nihayet bugün mr. walker'la beraber hallettik bu işi.. first class , manhattan'da, time squre'e 8 dk bu harika otelde kalıyoruz :) NEW YORK MARRİOTT EAST SİDE
Ne kadar sevindik anlatamayız.. çok çalıştık, yorulduk,sıkıldık , o kadar özlem çektik :( ama sonunda çok  güzel bir yerde hem de belkide bir daha tekrarı olmayacak bir kaç gün geçireceğiz.. inş burda yaşadığımız sıkıntılı günlere değecek bir kaç gün geçiririz, hiç değilse New York'u görmüş, gezmiş olmanın mutluluğla döneriz..çünkü biliyoruz ki buraya tekrar gelmek öyle kolay olamaycak, çoğu kişinin hayali belki de Amerika'ya gelebilmek , gezebilmek.. herşeye rağmen süper bir ülke yani hakkını yiyemem, aslında güzellikten kastım çok zengin, hem de çoook... hani para bok derler ya aynen öyle..  benim illa da Amerikaya gideceğim, göreceğim gibi bir hayalim hiç olmadı aslında, herşey nasip kısmet meselesi derler ya öyle oldu , ben sadece şansımı denemek istedim.. oydu buydu derken, geldik ve şimdi tekrar evimize, yuvamıza geri dönüyoruz. Annemi çok özledim hem de çoook.. ve daha çok kişi burnumda tütüyor :( okulda da zor bir sene beni bekliyor...yani hayat çok hızlı akıyor.. umarım Herşey yolunda gider...

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

bayram sekeri gibi yer

09:00:00 Merve Sevim 2 Yorum








2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Taytanik

05:05:00 Merve Sevim 2 Yorum

 
kayıp gemi, taytanik :( filmi izlemeyen yoktur , titanik diyince de benim aklıma  ilk gelen o güzelim aşk hikayesi olurdu hep, o kadar insan donarak ölmüş felan pek aklıma gelmezdi açıkçası.. ters evin yanında küçük de bir titanik yapmışlar maket gibi bişey sanıyorduk, meğerse müzeymiş kapısına gidip görevliyle konuşunca anladım. yabancı olduğumu görünce bişeyler sordu bana sohbet ettik biraz , içeri giriş ne kadar diye sordum 30 dolar diyince ben biraz gülümsedim =)sonra da bütün şirinliğimle içerde neler var diye sordum, tek kişi için çok paraydı çünkü , hani dedim belki izin verir biletsiz girmemize =) su altından çıkarılan bazı eşyalar var dedi hemen  ve geminin yapım aşamasından batışına kadar olan bütün hikayesinin anlatıldığı üç katlı bir müze olduğunu söyledi .. biraz merak etmiştim sonra adam bi anda kaç kişisiniz diye sormazmı , çok şaşırdım , kuzenim ve ben diyince içeri gidip görevlilerle konuştu ve hadi gelin diye göz kırptı bize :) kapının girişine gemiye binen bütün yolcuların isimlerinin yazıldığı , onların hayat hikayelerinin anlatıldığı küçük kartlar koymuşlar iki tane seçip elimize verdi , gezinin sonunda bu yolcunun kurtulup kurtulmadığını söylüyorlarmış, bu yaptıklarıyla biraz meraklandırmak olaya heyecan katmak istemişler yani :) biz bedava gireceğiz diye sanarken kişi başı 13 dolar verdik :D o kadar da uzun boylu değil demek istediler heralde.


birinci katta geminin projesinde çalışan bir oda dolusu mimarın resimleri, harıl harıl çalışan işçilerin mutlu fotoğrafları, filmden de hatırlayacağımız geminin beyaz sakallı kaptanının gerçek resimleri, 3. sınıf yolcuların odalarının resimleri ve yanında resimlerdeki gibi dekore edilmiş odalar vardı.. bir bölümde merdivenlerden aşağı sular geliyor ama önündeki cam sayesinde devir daim ediyor, aynı o filmde geminin su almaya başladığı sahne gibiydi..ikinci kata geçerken yine filmdeki meşhur sahnelerden biri olan  merdivenler ve salon vardı.. kendimi filmin içinde gibi hissettim.. jack ile rose heryerdeydiler :) bir bölümde de rose'un fotoğrafını çizdiği o odanın aynısını yapmışlar , çok etkileyciydi geminin içindeki atmosfer süperdi..
 
üçüncü katta ise dümen odasına girdik ve aman Allah'ım karşımızda camların arkasında duran kocaman beyaz buz kütlesi duruyo :) tam buza çarpma anına kadar yapmışlar, odadan çıkıp camın önüne geçtik ve donduk resmen, meğer o buz gerçekmiş, çok da soğuktu ürperdik resmen.. ordan devam ettik ve en çok etkilendiğim bölüme geldik, geminin batışını dakika dakika anlatmışlar :( saat 11:40 gibi çarpmış ve yaklaşık 02:20 gibi tamamen sulara gömülmüş o devrinin en büyük gemisi olan taytanik.. çevrede bulunan gemiler bir süre sonra gelebilmişler olay yerine ancak eksi 28 derecedeki suda can çekişen 2224 yolcudan 1517 kişi ölmüş sadece 707 kişi kurtulabilmiş.. geminin yapımcısı dahi ölenler arasındaymış..
en ilginç olay ise geminin batmaya başladığı 3 saat boyunca insanlarda telaştan eser görülmemiş olmasıydı, hiç kimse bu kadar büyük bir geminin batacağına inanmamış ve eğlenmeye, yemeye içmeye devam etmişler.. hatta gemi orkestrası aynı filmdeki gibi  su dizlerine gelene kadar çalmaya devam etmişler.. bir gün denizde öleceğine inanan orkestra şefine "bigün gemi batacak olsa ve sen de gemide bulunsan ne yaparsın ?"
diye sormuşlar , o da "Derhal adamlarımı toplayıp çalgı çaldırırım.” diye cevap vermiş, “Peki hangi havaları çaldırırsın?” sorusuna karşı ise, “O zaman en sevdiğim havalardan birini “Ben sana her zamandan daha yakınım Ya Rabbi” havasını çaldırırım” diye cevap vermiş.. ve dediğini de yapmış, şef sulara gömüldüğü o ana kadar aynı şarkıyı söylemeye devam etmiş..herkes kendine aynı soruyu sormuştur bence, biz 
onların yerinde olsak ne yapardık diye ? ben de sordum :) sanırım ben yüzme bilmediğimden donarak ölmeyi beklemezdim direk boğulurdum :) Allah korusun ya düşüncesi bile fena, bir daha böyle bir olay yaşanmaz umarım, donarak ölmek de başka bi acı verici  !
bu arada girerken elimize verdikleri yolcu kartım 22 yaşında Berta isimli bir kızı anlatıyordu, ve çıkışta onun kurtulduğunu öğrendiğimde sanki onu ben kurtarmışım gibi sevindim =)

2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Wonderworks _ Ters Ev

02:27:00 Merve Sevim 1 Yorum

 
 Neden bizim ülkemizde böyle ilginç şeyler yapılmıyor anlamıyorum.. Amerikanın çevreye, binalara verdiği bu itibar, bu özen beni kendilerine hayran bırakıyor.. zaten amerikan evlerine karşı ayrı bir ilgim var bir de bu değişik mimarilerini gördükçe  ahh diyorum keşke bizim oralarda da bir iki tane olsa.. Bildiğin evi ters çevirmişler =)  ne ters insanlar ya hu demiyorum tabi çok iyi , dikkat çekmek için düşünülmüş harika bir fikir bence.. Ticari zeka bu olsa gerek, birazcık para harcayacaksın aslında, ilginç bi mimari ile insanları değişik bir yer görme bahanesiyle buraya çekeceksin ve içerde onları eğlendirip paralarını alacaksın =) ters eve giriş bedava, zaten sadece büyük bir salon var ve yerde olması gereken herşey yukarda... merdivenler, lambalar, tablolar tavanda..başını aşağı eğince herşey normale dönüyor yani, aslında burası sihirbaz gösterilerinin sergilendiği bir yermiş.. bilet satış yeri , eski sihirbaz malzemelerinin sergilendiği küçük bir müze, hediyelik eşya dükkanları ve sihirli tüneli görünce biraz önce içine girdiğin bu ters evin aslında sadece güzel bir müşteri çekmece oyunu olduğunu anlıyorsun =) ama helal olsun çok da iyi yapıyorlar , keşke bizde de olsa biz de oynasak bu oyunu.









1 yorum:

sizi sevi_yorum :)