Yılbaşı

16:29:00 Merve Sevim 9 Yorum


Hiç kimseye yılbaşı kartı göndermedim.
Milli piyangodan yılbaşı çekiliş bileti almadım.
Akşam pişiririm diye markete gidip hindi almadım.
Noel babaya hayatım boyunca inanmadım,kıyafetleri ve geyik hikayesi hoşuma gider o kadar.
Yılbaşı için çam ağacı hiç mi hiç alma gereği duymadım, dükkanlardaki görüntüsü doyurucu oldu hep.
İnsanların bu günde birbirlerine hediye verme olayını hiç bir zaman anlamadım,hep saçma gelmiştir.
"Yılbaşı akşamı nerdesin?" sorusuna angut kuşu gibi baktığım bi gerçek,
evdeeee nerde olacak der bakışı attım sadece, angutluk karşımdakine geçti bu sefer de..
Ben hiç Hristiyan da olmadım, yılbaşı moduna giremeyişimi mazur görün.
Ama Hristiyan arkadaşlarımın bu dini bayramını kutluyorum tabi,benim de bayramlarım var hem de bissürü..
Onların kurban veya ramazan bayramlarımızı kutladığını hiç görmedim,ama bizimkiler hiç atlamazlar kutlamayı.
Yılbaşı sadece yeni bir takvime geçiş olayı benim gözümde..
Yeni bir yıla girdik hobaa, bir sene daha gitti ömürden bee yaşlanıyoruz diye de geçiriyorum aklımdan o ayrı.
2012 ne olur 2011 kadar hızlı geçme emi..

9 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Sümela'nın Şifresine gittiniz mi ?

00:29:00 Merve Sevim 0 Yorum


sonunda karadeniz ağzının doğru kullanıldığı bir film gördüm ya gözüm açık gitmem diyorum 
daha da bişe demiyorum sayın seyircilerrr..
bu nasıl bir komedidir, bu nasıl düşünülmüş hareketlerdir, bu nasıl karadenizli rolüne bürünmektir yaw!
başroldeki Temel, onun arkadaşı şu silahla adam vurup yol tarifi veren eleman,Temelin babasını oynayan imam bence filmin en en iyi oyuncularıydılar..Trabzonlu olarak söylüyorum , her lafa "uyy" diye başlayıp "daa" diye bitirmeyi,araya da gaybana ve ander kelimelerini serpiştirmeyi karadeniz ağzı olarak yansıtan birçok yapımdan sonra bu filmin o bölgenin insanlarına ilaç gibi geleceğini tahmin ediyorum.. Sümelada hiç bu kadar uzun süreli çekim yapılmamıştı, iyi ki yapmışlar bu filmi.. bence izleyenler sümelaya çıkmış o güzelliği görmüş kadar olacak..
Trabzonun her yerinde çekimler yapılmış, sahilde, zağanos köprüsünde, ayasofya müzesinde,çarşıda ..
ilk defa şehrimi bir filmde bu kadar görme fırsatım oldu..
Gidip izlemeyenlere şiddetle tavsiye ediyorum, gülmekten karnınız ağıracak emin olun :) ve eminim bu film çoook ses getirecek ikincisi de çekilecek..

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

kadın&erkek

16:41:00 Merve Sevim 0 Yorum


"Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için,
kadınlar ise meraktan evlenirler.
İkisi de hayal kırıklığına uğrar."
Oscar Wilde
"Bekar erkekler kadınlar hakkında
evli erkeklerden daha çok şey bilirler.
Eğer bilmeselerdi
onlar da evlenmiş olurdu."
H.L.Mencken
"Kadın peşinde koşmanın zararı yoktur.
Zararı veren onları yakalamaktır."
Jack Davies
"Kesinlikle evlen!
Karın iyiyse mutlu, kötüyse filozof olursun"
Sokrates
"Bir erkek
karınızı elinizden aldığı zaman karınızı ona bırakmaktan daha
büyük bir intikam yoktur."
Sacha Guitry
"Erkekler,hayatlarının bir devresinde evlerinin tam hakimidirler.
O da doğdukları günden
üç yaşına kadar oldukları zamandır."

ne diyorsunuz bunlara ;)
hepsinde başınızı mı sallıyorsunuz, hı hı doğru valla diyerek..
bi tahminde bulunayım mı:
eğer siz bir erkekseniz: ne bu kadın milletinden çektiğimiz kardeşim, evlenmek mi amaan amaan, canlı canlı mezara mı gireceğim , her çiçeğe konup ballarına bakmak varken her akşam aynı menüye mi taalim edicem.. yok yok bekarlık sultanlık valla..(annee nerde benim mavi kareli gömleğim, ütüledin mi, ne yicez bu akşam,anne ya şu odamı bi toplasana...)
eğer siz bir kızsanız: şu laflara bakın, sanki o kadar peşimizden siz koşmuyorsunuz, binbir dolapla elde etmeye siz çalışmıyorsunuz,evlendikten sonra ne oluyor size ha, biz olmasak kudurursunuz be , ayda yılda bir iki laf ediyoruz onu da kafamıza kakıyorsunuz , iyi be ne haliniz varsa görün..

:) ne yazarsanız yazın, ne kadar felsefik sözler söylemeye çalışırsanız çalışın,
ne siz bizsiz olabilirsiniz, ne de biz sizsiz !
yarım elma felan değiliz ama bi anahtarla kilit konumunda olduğumuz kesin..
dünyaya yanlız geliriz ama iki parçalı puzzle gibi yanına uygun parçan gelene kadardır bu yanlızlık..
ummadığımız anda ummadığımız yerde kendimizi onun yanında buluruz ne olduğunu biz bile anlayamayız..
öyle bir an benim başıma da geldi :)
hayatıma ummadığım anda ummadığım yerde giren insan iyi ki doğdun, iyi ki beni buldun..

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Bonibon aşkına

22:19:00 Merve Sevim 5 Yorum

Küçükken ilaç diye yerdim bonibonları :) en önce sevmediğim renkleri yerdim ya da onları kardeşime verirdim.Kutusuna doldurup boşaltıp oynardım, eller eller sonra bir güzel hap diye yerdim.
Mutluluğun iksiri olsun içelim güzelleşelim derler ya var mı bundan daha güzel iksir çocuklukta..
Keşke büyükler için olanlarını da icat etseler..
Ailenle mi tartıştın hooop at bi sarı bonibon,
Arkadaşın mı canını sıktı hooop at bi mavi bobibon,
Sevgilinle aran mı bozuk nerde benim kırmızı bonibonum hoop..
Yok öle bişe tabi, hoop ne oluyor bacım der sana "evren" :)
Hani şu evrene mesaj gönderme işi var ya ona taktım bu aralar.
Kızmayın bana ama Allah'ın karşısına çıkıp , Allah'ım şunu bunu onu istiyorum,
demeye utanan insanların uydurduğu , dolaylı yoldan dua etme şekli bu evrene mesaj gönderme olayı.
Bak şimdi evrenciğim (bu arada elini evrenin omuzuna atmış gibi düşünün), yeni yıl geliyor ya hani,
yeni yıl yani, yeni istekler, mutluluk, sevmek , sevilmek, dolar , lira hani anlarsın güzel şeyler falan filan :)
sıralıyor isteklerini bir güzel, o gece kırmızılarını giyip, kafasına kukuletalarını taktı mı
hah hazırdır bizimki evrenin gönderdiklerini almaya :)
yok öle bişe yavrum! yok öle bişeeee..
nerde o güzellik, nerde o rahatlık, nerde o haketmişlik ;)
evren sana verse verse o gecenin sonunda içmekten karnını şişiren gazı verir.
fazla gaz yemeyin, ara gazlarda kalın bi süre, adam gibi evrene değil O'nun yanına çıkın bi sizi hatırlasın,
sonra tam gaz yola devam ettiğinizi görürsünüz..hadi kolay gelsin hepimize diyim ve bitiriyim..
ha bi de günün sözü: Hayatımızdan bonibonlar hiç eksik olmasın, daha kızıma yedirecem onlardan, öpe koklaya...

5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

2011'in en iyi fotoğrafları

18:14:00 Merve Sevim 2 Yorum


 





2 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Biraz eğlence biraz izlenim

20:25:00 Merve Sevim 5 Yorum

Yukarı, yukarı, yukarı...
hop! burası iyidir , burda kalalım..
ee napıcaz şimdi, istediğimiz kadar yükseldik,bir yerlere geldik..
hayaldi gerçek oldu..
para bende,şöhret bende,işler tıkırında..
biraz gevşeyelim o zaman, keyfimize bakalım, o kadar çalışmasak da olur!

Neden yazdım bu diyaloğu diye merak ederseniz, açıklayacağım efendim..
Arkadaşımızn doğum günü vesilesiyle Taksimde Pikapa gittik..
Şarkıcı Rüzgar'ın mekanıymış orası, şu Zifiri diye bir şarkı var ya onu söyleyen uşak işte..
Ben kendisini de şarkısını da bilmem, orada gördüm ve dinledim,fena değildi sesi..
Hımm asıl mevzu , o sahne almadan önce başka bi çocuk vardı sahnede, hem çaldı hem söyledi..
Küçük bi mekandı, sıcaktı ve ne istek parçası istediysek çaldı, söyledi..
O söyledikçe biz koptuk, biz katıldıkça o da çoştu diyelim..
Çok eğlendik, konser gibi bişi oldu yani..
3 saat böyle geçti, Rüzgar çıktı sahneye..
Kendi yazdığı parçaları sölyledi, espriler yapmaya çalıştı falan filan..
Ama eğlendiremedi aga!
Az önce el çırpıp, koptuğumuz anlar yerini elleri bağlayıp dinlemeye bıraktı..
Yani demem o ki bir isim ün yapmış olabilir,yükselmiş bir yerlere de gelmiş olabilir,
Ama iş burda bitmiyor ki!  Olduğun yerin hakkını vereceksin..
Hayatta bu iş hep böyle olur zaten.
Aşağıdakiler yukarı çıkmak için, çalışır, çalışır, çaşır..
Sürekli bi basamak daha ilerleme derdindedir ve ilerler de..
Ama basamakları bitince, oturur koltuğuna, bakar keyfine..
Bazı meslekler vardır, boşlamaya gelmez..
Sanat, müzik de bunların başındadır bence.
Bazen ne kadar ün yaparsan yap eğlendiremezsin bile..
İşte o zaman başlarsın basamakları aşağı doğru atlaya zıplaya inmeye..

5 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Yangın Var!

21:16:00 Merve Sevim 9 Yorum


Trabzonlu bir itfaiyeci kendini Diyarbakır'da bulur...

Unutulmaz bir yol komedisi.

Diyarbakır Trabzon'un Çayırbağı beldesine bir itfaiye kamyonu hediye eder. İtfaiyeci Koşman kamyonu Trabzon'a getirmek icin görevlendirilir ve kendini bir yaz günü Diyarbakır'da bulur. İstemeye istemeye gittiği Diyarbakır'dan geri dönüşü sırasında yanında gizemli bir misafir, dışarıda olağanüstü bir doğa, önünde uzun bir yol ve sıradışı bir macera vardır.

Aşk, heyecan, hüzün ve kahkaha dolu Trabzon dönüş yolculuğu Koşman'ın ve yol arkadaşı Asya'nın bütün hayatını değiştirecektir.
Filmin hikayesini bile okumadım sadece fragmanını izlemiştim.Baktım Trabzondan felan bahsediyorlar, espriler,görseller bizim oralardan hah dedim ben bunu izlerim.Ders çıkışı Aida ile gittik,
Türkcelin bana verdiği yetkiyle 8 liraya iki biletimi de alarak nefes nefese yetiştik seyansa..
salon boştu neredeyse, önümüzdeki yiyişen çifti saymazsak arkamızda bir sıra kadar insan vardı..
Koşman karakterini nerden bulmuşlar bilmiyorum ama tam bir Trabzonlu;
tipi, konuşması,hareketleri,mimikleri her neyi varsa öyleydi yani iyi seçmişler..
Taklitten daha doğrusu bizi taklit eden karadenizli olmayıp laz insan taklidi yapaMAyanları izlemekten
nefret ederim çünkü..iyiydi yani adam has karadenizliydi,güldürdü beni baya..
Filmin büyük bölümü yolda İtfaiye arabasıyla Trabzona gelmeye çalışan Koşman ile Diyarbakırlı Asya arasında geçiyo..Ben sadece güleceğim diye beklerken filmin hikayesinde bile bahsedilmeyen Doğu Sorununun filmin en can alıcı noktası olduğunu çok geçmeden anladım..Yani gülüyordum sahne değiştikçe ama çok pis de koyuyordu insana bu şey!
-Nereden geliyor bu araba, nerelisiniz siz?
-Diyarbakır belediyesi bize hediye itfaiye arabası verdi onu aldım dönüyod..
-Ne Diyarbakır mı? Kaldırın ellerinizi. Arayın oğlum,nerde sizin kimlikleriniz nerde !
-Komutanım ne oluyor..Trabzonluyum ben,hem Diyarbakırlı olsam ne olacak..
-Sus nereden bileceğim Trabzonlu taklidi yapmadığını, Temel!
 gel bakalım konuş bu adamla taklit mi yapıyo, yoksa yetiştirilmiş mi?
diyalogun devamını yazmama gerek yok, anlatmak istediğimi anlamış olmanız gerekiyor sanırım!
Yani hay ben sizin diyesim geldi..
Adı çıkmış bir kere diye bir laf vardır ya, maalesef bu doğu sorunu da öyle olmuş artık..
Orada yaşayan herkesi aynı kefeye koymak da o kadar yayılmışki..
şehrini söyle sana kim olduğunu söyleyim , o derece!
sonuç olarak güzeldi beğendim filmi, ana fikri de anlayana baya birşey anlatıyor yani,
merak edenler gitsin izlesin derim..bu siteyi de çok beğendim,filmin sitesi, merak edenler için tık tık Yangın Var

9 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Yabancı doktorlar mı geliyor :)

17:12:00 Merve Sevim 0 Yorum

gün geçmiyor ki ilginç birşey olmasın benim güzel ülkemde..
henüz hangi ülkelerden geleceğini bilmediğim doktorlar ülkemizde çalışma izni alabileceklermiş,
özel hastahanelerde diplomaları bizim okullarınkine denk olanlar göreve başlayabileceklermiş..
benim durumla ilgili kurduğum ilk cümle : aha, bu yabancı dil sorunu yine karşımıza çıktı iyi mi,
hem de çoluk çocuk torun tombalak herkesin :)
daha bizler kendi doktorlarımızın "neyin var?" sorusuna cevap vermezken
bir de bunun ingilizcesini mi söyleyeceğiz..
hadi bizler çat pat bişiler söyler özne yüklem zaman karışık bişiler anlatırız da,
eee benim cAnımmm dohtorum annemin, ananemin hastalık tarifini nasıl anlayacak :)
ki bunu normal türkçe bilen bizler bile zor anlarken:
-ananecim neyin var neren ağırıyor?
-sorma kızım, bu geceden beri uyutmadı beni bu gaybana ağri,
 tepindi durdi bacaklarımda, sanki birileri etlerimi çekiydi..
-annecim senin neyin var?
-ne biliyim merve ya, sanki sırtımda kamyonla yük taşiylerdi bu gece, eldim sabaha kadar. :D
şimdi gel de bunları o canım dohtoruma anlat.
valla bize diyorlar ki öğretmenlik hevesi 6 yıl sonra ölüyo falan filan..
peki o dohtorlarım kaç ay dayanacak çok merak ediyorum :)
ben yeniliklere açık birisiyimdir, gelsinler bir de onlara muayene olalım derim ama
bu işten çıkacak komedi malzemeleri daha çok ilgimi çekiyor , heyecanla bekliyorum o derece :)

0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Kilometrelerce uzakta olan birini sevmek !

21:31:00 Merve Sevim 7 Yorum

video

En zorudur dimi böyle birisini sevmek,özlemek,beklemek..
sevmeyi sürdürebilmek en zorudur bence..
onca insan arasından onu seçmek,özlemek kelimesinin hakkını vere vere sadece sevmek..
bazen araya kilometreler girer ama hiç olmadığı kadar mutlu olursunuz,
sevginin de hakkını vere vere seviyorsunuzdur çünkü,
bazen de bir metre kadar yakınınızdadır sevdiğiniz ama aranızda kilometreler vardır..
hangisi daha zor, hangisi daha imkansız bilemeyeceğim ama
çok anlamlı bir şiir daha dinlettirdi bize Erdem..
sen bu işi biliyorsun komşu :)

7 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Batıl inançlarılarımız olmazsa olmaz!

00:52:00 Merve Sevim 0 Yorum


Batıl inançlara ne kadar inanmam desemde ister istemez bazı şeylere dikkat ettiğimi anladım :) gece tırnaklarımı kesemiyorum, sakız çiğnemek istemiyorum, gece karanlıkta pencereden sıcak su dökemiyorum, kuşların havada toplandığını ciyak ciyak bağrıştığını görünce heh kesin kötü birşey olacak diyorum :) yani abartılacak derecede bağımlı olduğumu düşünmüyorum.. Kültür ve Turizm Bakanlığı, alışageldik batıl inançları bir kenara bırakıp sitesinde tuhaf denilebilecek batıl inançlara yer vermiş.Yani ne kadar 2000 li yıllara girmiş olsakta bazı inançlarımız hiç değişmeyecek gibi..

İşte o tuhaf inançlardan bazıları:
Cuma günü ana rahmine düşen çocuk bilgili olur.
Pazartesi başlanan işler ağır gider.
Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur. Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içerisinde ve bereketli olur.
Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur. Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.
Yarım çay içen kadın dul kalır.
El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.
Çorap giyilirken ayağın Kıble’ye doğru uzatılması doğru değildir.
Sağ avuç kaşınırsa para gelir, sol avuç kaşınırsa elden para çıkar.
Akşam tırnak kesilmez.
Akşam sakız çiğnenmez, akşam çiğnenen sakız ölü etidir.
Gece gizlice ay ışığında, gölgede yıkananlar ay gibi parlak olur.
Yıldız kaydığında bir insan ölür.
Dolunayda doğan çocuk uğurludur, geleceği ışıklıdır. Dolunayda doğan kızlar ay gibi parlak ve güzel olur.
Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur. Gece ıslık çalmak günahtır. Akşam kapının önü süpürülmez.
Bayram günü tıraş olunmaz. Arife ve bayram günü ağaç kesilmez. Gece göle girmek iyi değildir. Geceleri cinler, peri kızları gölde yıkanırlar. Geceleri su üzerinden atlanmaz. Kaynayan suya bıçak sokulmaz. 
Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
Köpeğin vakitsiz gece havlaması, horozun vakitsiz ötmesi, öküzün gece böğürmesi kötü şeylere işarettir. Köpek havaya doğru bakarak havlarsa kan dökülecek demektir.
Bıçakla ekmek kesilmez, evin bereketi kaçar.
Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır. Bismillah demeden yemek yiyen kişi doymaz. Şeytan da onunla birlikte yemek yer.
Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. 
Nisan yağmuru zemzem suyu gibidir, uğurludur. Nisan yağmurunda ıslanmak insana sağlık verir.
Gökkuşağının altında bir erkek geçerse kız, kız geçerse erkek olur. 
Dolu ilk yağdığında birkaç tane yemek sağlığı iyi gelir. 
Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
Tencerede su boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır. 
Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
Karaağaçtan beşik, sandık yapılmaz. İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.



0 yorum:

sizi sevi_yorum :)

Darlandım!

19:25:00 Merve Sevim 7 Yorum

yapman gerekeni yapamazsın, için içene sığmaz: darlanırsın.
nerde alakasız iş var atlarsın sapık gibi aradığını bulamazsın : darlanırsın.
aklın olması gereken yerde değildir, aklın nerdedir bilmezsin bile: darlanırsın.
çıkarsın amaçsız öylesine yürürsün, üşürsün ıh ıh yine : darlanırsın.
nedir bu darlanmak lan!
sıkılmanın bir level üstü mü?
karadenizde kullanılan "uy darlandım daa!" mı?
bir yerlerimize rahat batması mı?
niye bu ruh hali içinde olduğunu bilememek mi?
onu bunu bilemeyeceğim de  şuan kendimi çöpe atmak istiyorum, o kadar ki darlandım..
bu halimden nefret ediyorum,ne istediğimi bilmiyorum, neden sıkıldım ben bu kadar,
hem de durup dururken!
hayır sınav haftası bile değil, ben kendimi final haftasına saklıyordum, töbe ya :S
film izlemek istemiyorum, tv izlemek istemiyorum, dışarı çıkmak istemiyorum,
eğlenmek istemiyorum!
uyumak istemiyorum, zaten gece kötü rüya gördüm! bişey beni boğmaya çalışıyordu, pislik başkasını bulamadı boğacak! ne yaptım ben sana he..şimdi düşündüm de acaba o yüzden mi günüm kötü geçiyo :S gece iki kere oldu aynı şey, hımm olabilir valla neden olmasın..
neyse darlandım sonuç olarak , yapacak bişe yok..bekliyorum ,
bakalım ne kadar daha kalacak bu davetsiz misafir evimde !

7 yorum:

sizi sevi_yorum :)