giyecek hiçbir şeyim yok :)

08:58:00 Merve Sevim 4 Yorum




geldi yine "giyecek hiç bir şeyim yok" mevsimi ..
eşimin dolabını açıyorum tak tak, bir tişört bir pantolon ütüleyip yarın bunları giyersin diyorum..
gel gelelim sıra bana gelince aynı bu resimdeki gibi dakikalarca bakıyorum bakıyorum bakıyorum..
bu çok ince, bu çok kalın, bunun boyu kısa, bunun boynu açık, bunun rengi olmaz...
aslına bakarsan dolap dolu, ama gerçekten giyecek hiç bir şeyim yok :)
yağmurdu, rüzgardı derken hızlı bir giriş yaptık soğuk mevsimlere..
en acilinden dolabı baştan düzenlemem gerekiyor..
nereye elimi atsam yazlık etek ve tişörtlere çarpıyor..
kışlık hazırlık yaptım o kadar sadece boğazımı düşünmüşüm :)
buzlukta, dolapta yer kalmadı ama giyecekleri unutmuşum..
Sizde durumlar nasıl?



4 yorum:

sizi sevi_yorum :)

20 karede bozcaada tatili :)

16:53:00 Merve Sevim 15 Yorum

hayaller bozcaada gerçekler trabzon :)
karadenizli insanın yaz tatillerini başka yerde geçirmesi zordur,
bilenler bilir malum fındık ayı yaza denk geldiği için çoluk çocuk herkes bahçede olur..
o yüzden alışık değilimdir tatilde nereye gideceksin sorusuna..
tabi artık çalışma hayatına atıldık ve yıllık izin denilen,her dakikası değerli o tatille bu sene tanıştık :)
bloglarda sıkça tavsiye edilen Bozcaada'yı biz de gidip görelim dedik..


7 saatlik yolculuk sonrası adaya ulaştık..


ada eski rum evleriyle ve onların şip şirin pencereleriyle süslü..
tabi rum evlerinin çoğunu butik pansiyona çevirmişler..


diğer tatil bölgelerine göre biraz pahalı bir yer olduğunu söyleyebilirim..
biz Kalais Otelde kaldık..
Kalais rumca "sert esen rüzgar" anlamına geliyormuş  ve merkezden biraz yukarıda bulunuyor..



merkezdeki sokaklarda dolaşırken ay burayı da çekmeliyim, burası da çok güzel,
bu evin penceresine bayıldım diye diye geziyorsunuz :)



üzüm bağlarıyla dolu olan adada adım başı şarap satan dükkanlar var..
yemek yerlerinin de çoğu hatta hepsi içkili ..


adada  gezebileceğiniz kitap fuarı ve küçük müzeler mevcut, fuara giriş ücretsiz müzeler paralı..


yaz sezonu mayıs ayında açılıp, eylül sonuna doğru kapanıyormuş ve ada nüfusu 500 oluyormuş..


adım başı karşınıza çıkan küçük tezgahlardan yazlık süs eşyaları satın alabiliyorsunuz..


kafe ve yemek yerleri ise sıcacık renklerle süslenmiş :)


adanın minik bir pazar alanı bile var, ister takı toka alın ister reçel ..


reçel demişken adada bin bir çeşit reçel yapıyorlar,
meşhur domates reçeli, kızılcık reçeli, üzüm reçeli, süt reçeli, portakal reçeli ve dahası..
domatesi sevsem de portakal hala favorim :)


adanın meşhur çiçek pastahanesi ise damla sakızlı bademli kurabiyesiyle ünlü..
kilosu 40 lira olan damla sakızlı kurabiyeyi çok çok beğendim :) 



limanda restoranların önünde kısa bir yürüyüş yolu var..


burası da adanın meşhur kalesi..




giriş ücreti 5 lira olan kalenin içinde kalıntılar var , surlardan adayı seyredebiliyorsunuz..


  

burası da adanın halk plajı Ayazma.. fazlasıyla kalabalık ve dip dibe bir ortamı var..
2 dk ilerisindeki Habbele plajı ise tam aksine çok sakindi..
malum tesettürlü olduğum için daha rahat etmek için Habbeleye gittik biz, 
yüzme bilmesem de kafamıza göre eğlendik diyebilirim :)


son gün ada turuna katıldık ve adanın diğer ucundaki rüzgar güllerini görmeye gittik..
ada turu dediğime bakmayın biz araçsız olduğumuz için mecburen katıldık,
kişi başı 20 lira olan tur sizi alıp rüzgar güllerine götürüyor :)



araç burada yaklaşık bir saat güneşin batmasını bekliyor..
insanlar da şaraplarını açıp filmlerdeki gibi güneşin batışını seyrediyor :) 


bu pozu vermezsek olmazdı diyerek biz de fotoğraf çekme gayretine düşüyoruz o sıralar :)


ve son..
güneşi batırıp adaya geri dönüyoruz..
son gecemizde televizyonda "bir küçük eylül meselesi" filmini görünce biraz şaşırıp,
adayı tekrar filmi izleyerek seyrediyoruz..
biz adayı beğendik şimdiden gideceklere iyi tatiller diliyorum :)

15 yorum:

sizi sevi_yorum :)